Gece Tramvayı
Raylarda titreşen gece tramvayı, Uykusuz yüzleri bir araya getirir. Her durakta başka bir hayat iner, Başka bir sessizlik biner. Camda şehir tersine akar, Işıklar suya düşmüş yıldızlar gibi. Son dura...
Raylarda titreşen gece tramvayı, Uykusuz yüzleri bir araya getirir. Her durakta başka bir hayat iner, Başka bir sessizlik biner. Camda şehir tersine akar, Işıklar suya düşmüş yıldızlar gibi. Son dura...
Bir şehir düşlerim, kapıları açık Sözün incitmediği, emeğin unutulmadığı Her meydanda bir iyilik yeşerir Her evde başkasına ayrılmış bir ışık. Orada güç, sessizliği bastırmaz Bilgi kendini üstün görm...
Şehirler geçer önümden, taş taş değişir, Her ufukta başka bir soru belirir. Yol uzadıkça çoğalır içimdeki ses, Aramak da bir bilgidir, durmak da heves. Bir kervan gibi taşırım düşlerimi, Gecenin altı...
İnsan, kendine dönen uzun bir nehir, Kıyısında suskun düşünceler büyür. Gözlerde görünen yalnız yüz değildir, İçeride saklanan başka bir şehir. Ruh, görünmeyen bir gökyüzü gibi, Bazen açık, bazen bul...
Bir aynaya baktım, yüzüm çoğaldı Her yüzde başka bir mevsim uyandı Kimi yağmur taşıdı gözlerinde Kimi uzak bir sabahı sakladı Sonra aynayı yere bıraktım Parçalar göğe doğru parladı Anladım, yol tek b...
Akşam, eski taşların üstüne indi Sokaklarda ağır bir bakır ışık Her pencere başka bir bekleyişti Her gölge kendine dönük bir sır Gökyüzü mora çalarken yavaşça Uzak bir ses avludan geçti Şehir sustu, ...
Uzak dağdan yükselir bir ses, Kayalara çarpıp ovaya iner. Yolcu, yükünü bırakmadan önce Kalbindeki korkuyu dinler. Her zirvenin ardında başka bir yol, Her adımda değişir gökyüzü. İnsan kendini ararke...
Kervan geçer kızıl kumlardan, Develerde suskun hikâyeler. Her yolcu bir yıldız taşır, Her yıldız başka geceler. Ufukta tek bir kandil yanar, Uzaklığın içinden çağırır. Yol biter sanılan yerde Yeni bi...
Gün, yorgun harflerle kapandı önümde, Her satırda bir yüz, her yüzde başka hikâye. Kimi verdiğini yazdı, kimi sakladığını, Kimi de affetmeyi ekledi son cümleye. Defterin en beyaz yerinde kaldı bir di...
Bir bahçe düşledim, kapısı denize açılan, İçinde her çiçek başka bir renkle konuşur. Yolunu yitirenler, gölgeli taşlara oturur, Ve kırık kalpler orada kendine dost bulur. Sabah, yaprak uçlarına berra...
Bir zamanlar bildiğim bahçenin kapısı kapalı, ama taşların arasında hâlâ yeşil bir iz var. Geçmiş, tamamen yok olmak yerine bazen toprağın altında yeni bir kök salar. Oraya dönmeyeceğimi biliyorum, y...
Akşam, eski taşların üzerine eğilir, pencerelerde unutulmuş ışıklar çoğalır. Bir sokak, adını bilmediğim bir anıyı ayak sesleriyle evine taşır. Ben bu şehrin suskun haritasında yolumu yıldızlardan de...
Bir sabah vardı, çok uzakta kaldı, kuşların kanadında taşınan ince bir ses. O gün herkes aynı göğe bakmıştı, ama herkes başka bir düş görmüştü. Şimdi avuçlarımda solgun bir aydınlık, geçmişten kalan ...
Kum, görünmeyen bir nehir gibi iki cam oda arasında aktı. Her tanesi başka bir mevsim, her sessizlik başka bir başlangıçtı. Saat durduğunda anladım: Kaybolan yalnızca vakit değildi. İnsan, kendine dö...
Şehrin üstünde dolaşan rüzgâr Her sokağa başka bir isim verdi. Ben, unuttuğum bir adı avuçlarımda ısıttım. Uzak tepeler kararmaya başladığında Sesler birbirine karıştı; Yine de kalbim, yönünü gökyüzü...
Akşam, eski bir kapının eşiğinde durur, Tozlu yollardan geçer çocukluğun sesi. Bir ev, haritada küçücük bir ışık, İçinde saklı kalır dönmenin hevesi. Yıllar başka sokaklara taşır insanı, Adresler değ...
Bugün avucumda ağır bir taş, Dünden kalmış, adı konmamış. Onu yolun kenarına bıraktım, Belki başka biri dinlenir yanında. Her yara bir gün susmayı öğrenir, Her gece sabaha yer açar. İnsan, yıkılan ye...
Otobüs, sınır çizgisini fark etmeden geçti. Camda uyuyan yüzler birbirine benziyordu; herkesin cebinde başka bir ülkenin bileti vardı. Şoför radyoyu kapattı, yol uzadı. Karanlıkta bir evin ışığı görü...
Sabah, dükkân kepenklerini açmadan önce sokak kendi sesini yoklar. Bir kedi, geceden kalan sessizliği çöp kutusunun yanında katlar. Ben yürürüm; cebimde iki bozukluk, bir yarım adres, unutulmuş bir s...
Bu çizgi nehir değildir, yıllardır dönmeyen birinin yoludur. Şu meydan, pazar günleri boş kalır; çünkü herkes başka bir yerde özlenir. Haritayı katlayıp masaya bırakın. Kâğıt, gerçeği taşımaya yetmez...