Uzak İstasyon
Peronda bekleyen eski bir tren, Sis içinde solgun bir çizgiydi. Her vagon, başka bir hayatın Kapanmamış kapısını taşıdı. Gidenlerin ardından kalan sesler Raylarda uzun süre titreşti. Bazen bir yolcul...
Peronda bekleyen eski bir tren, Sis içinde solgun bir çizgiydi. Her vagon, başka bir hayatın Kapanmamış kapısını taşıdı. Gidenlerin ardından kalan sesler Raylarda uzun süre titreşti. Bazen bir yolcul...
Tozlu yolda ağır ağır ilerler kervan, Her devenin gölgesinde başka bir hikâye. Bir yanı sabırdır yolculuğun, Bir yanı varılmamış ülkelere hediye. Ufukta kızıl bir ışık çoğalırken, Yolcu, içindeki ses...
Yola çıktım sabah erken, omzumda ince bir heybe, Güneş doğdu taş tepeden, kuşlar kondu kuru dalına. Bir selam bıraktım köye, bir dilek eski çeşmeye, Adım kaldı tozlu yolda, gönlüm düştü uzak çağına. ...
Deniz çekilince taşlar konuşmaya başladı Her biri başka bir mevsim taşıyordu Kıyıda unutulmuş küçük bir sandal Rüzgârın dilini sessizce çözüyordu Akşamın rengi suya karıştığında Uzakta bir ev yandı, ...
Akşam, taş duvarlara ince bir gölge bıraktı Uzakta bir kapı kapandı, içimde başka bir kapı açıldı Söylenmemiş sözler, avuçlarımda ısınan küçük taşlardı Bekledim; çünkü bazı yollar adımla değil, sabır...
Yol boyunca dizilmiş taşlara dokundum, Her biri başka bir mevsimi saklıyordu. Birinde yağmurun soğuk parmakları, Birinde öğle güneşinin ağır uykusu vardı. Adımlarım çoğaldıkça yol kısalmadı, Sadece s...
Sabah, duvarın kıyısına ince bir ışık bırakır Gece boyunca susan odalar yeniden nefes alır Bir pencere açılır içimde, kimsenin görmediği Ve dünya, adımı söylemeden beni çağırır. Yol uzundur, biliyoru...
Akşam, eski taşların üstüne indi Sokaklarda ağır bir bakır ışık Her pencere başka bir bekleyişti Her gölge kendine dönük bir sır Gökyüzü mora çalarken yavaşça Uzak bir ses avludan geçti Şehir sustu, ...
Akşam, eski taşların üzerine eğilir, pencerelerde unutulmuş ışıklar çoğalır. Bir sokak, adını bilmediğim bir anıyı ayak sesleriyle evine taşır. Ben bu şehrin suskun haritasında yolumu yıldızlardan de...
Bir duyguyu adlandırmadan da onunla aynı odada yaşayabilirsin. Bazen suskunluk yaklaşır yanına, bir sandalye çekip oturur. Ne aşk dersin ona ne ayrılık, sadece içindeki yerini bilirsin. Gün biter, ka...
Bir avuç kum iner sessizce aşağı, Her tanede başka bir gün saklı. Taş duvarlar, yorgun kuleler arasında Unutulmuş bir ses çağırır akşamı. Şehir uyanır, meydanlar daralır, Pencerelerde titrer solgun a...
Bir kapı açık kalınca rüzgâr değil, seçim girer içeri. İnsan kendi yolunu ararken başkasının yoluna da yer verir. Özgürlük, yalnız yürümek değil, yanı başındaki sesi duymaktır. Bir ülkenin gerçek gen...
Bir kapı aralık kaldı, İçeride cevaplar değil, sorular vardı. Adım attıkça çoğaldı yollar, Her sessizlik başka bir iz bıraktı. Bilmek, bazen durup bakmaktır; Aceleyi düşünceden ayırmak. Kuşku yalnızc...
Saat ilerler, gölgeler değişir, Duvarlarda yorgun bir akşam gezinir; Zaman, avuçtan kayan ince su, Her anı başka bir biçime çevirir. Fakat bir düşünce durabilir bazen, Bir anın içinde sonsuzca kalır;...
Bir bavulda birkaç gömlek, bir adres, yarım kalmış bir dil. Yol uzadıkça insan anlar: yurt, bazen bir başkasının sesidir. Haritalar değişir gecede, isimler silinir istasyonlardan. Yine de bir el uzan...
Büyük cevaplar çekilir bazen, odada yalnızca saat kalır. İnsan, sessizliğin içinde kendi sorusunu ilk kez duyar. Anlam hazır bir taş değildir, yürürken avuçta ısınır. Bir başkasına uzanan el, karanlı...
Kızgınlık kırmızı bir kapı, korku solgun bir koridor. Sevinç, perde aralığından sızan beklenmedik bir gün ışığı. Hiçbir renk sonsuza dek kalmaz, her duygu yerini başka birine bırakır. İnsan, içindeki...
Tek bir damla olduğumu sanırken yağmurun sesini duydum. Her düşüşte başka bir damlayla aynı göğe bağlandım. Sonra nehir kıyısında anladım: varmak değil, akmakmış bütün mesele; su, yolunu paylaşınca ç...
Şehrin üstünde solgun bir akşam durur, Pencereler, unutulmuş adlar gibi kapanır. Bir saat, zamanı değil, bekleyişi ölçer; Sokaklar içimizden geçer, kimse anlamaz. Uzakta bir ışık titrer, sonra çoğalı...
Dün, masanın üzerinde unutulmuş bir anahtar, Bugün, açılmayan kapıların ağırlığı. Yarınsa henüz çizilmemiş bir çizgi; Üçü de aynı avuçta bekler. Bir çocuk sesi iner avluya, Duvarlar kısa bir süreliği...