Sabahın İlk Işığı
Penceremde ince bir ışık, Uyandırdı sessiz evi; Dalda sallanan küçük kuş, Güne çağırdı herkesi. Çantam hazır, yolum açık, İçimde sevinçli bir ses; Her yeni gün bir başlangıç, Her adımda başka nefes....
Penceremde ince bir ışık, Uyandırdı sessiz evi; Dalda sallanan küçük kuş, Güne çağırdı herkesi. Çantam hazır, yolum açık, İçimde sevinçli bir ses; Her yeni gün bir başlangıç, Her adımda başka nefes....
Bir kitap açtım önümde, Sayfalar kanatlandı; Uzak şehirler, eski yollar, Bir anda bana yaklaştı. Her satır yeni bir pencere, Her sözcük başka bir iz; Okudukça büyür düşler, Bilgiyle aydınlanırız....
Bir adım atılır sessiz sabahla, Dertlerin sesine kulak vererek; Gönülden uzanan küçük bir iyilik, Karanlık sokakları gün ederek. Ne makam kalır geride ne övgü, İz bırakır yalnız faydalı eller; İnsan,...
Dağların ardında uyanır gün, Bir kuş konar taş duvarın üstüne. Köy meydanında çoğalır sesler, Toprak siner ekmeğin kokusuna. Her pencerede başka bir bekleyiş, Her yolda geçmişten kalan iz. Bir ülke, ...
Yol, sabahın ilk serinliğinde başladı Taşların üstünde ince bir aydınlık Arkamda kalan evler küçüldükçe İçimde büyüdü bilinmeyen Bir tepenin ardında başka gökler vardı Bulutlar ağır ağır yer değiştir...
Gün, tepelerin ardında sessizce dinlenir, Penceremde solgun bir ışık, içimde eski bir ses. Uzak yolların tozunda akşam yeniden belirir, Kalbim, dönmeyi unutmayan bir kuş gibi heves. Bir fincan çayın ...
Sana uzaklardan değil, içimden sesleniyorum, Yolun taşını, rüzgârın tuzunu biliyorum. Her evinde başka bir sabır büyürken, Adını kalbimin en derin yerine yazıyorum. Bir tarlada eğilen ellerin var, Bi...
Yağmur dindi, taşların alnında serinlik, Dükkan camlarında bulanık bir gökyüzü kaldı. Bir çocuk, su birikintisine basıp güldü, Şehir, kısa bir an için kendini unuttu. Duvar diplerinde yeşerdi unutulm...
Yağmur, camda ince yollar çiziyor Her damla başka bir sokağa gidiyor Uzak evlerin sarı ışıkları Geceye küçük işaretler koyuyor. Bir çocuk gölgesini duvarda büyütüyor Bir kadın perdeleri ağır ağır kap...
Deniz çekilince taşlar konuştu, Her biri başka bir yazdan kalma. Kumda unutulmuş küçük bir düğme, Bir çocuğun gülüşünü saklıyordu hâlâ. Akşam, kıyıya ağır bir gölge bıraktı, Rüzgâr sözcükleri dağıttı...
Duvar saati ağır ağır ilerler, Her vuruşunda başka bir düşünce. Masada soğuyan çayın yanında Bir mektup bekler sessizce. Dışarıda yağmur, ince bir perde, Camda yolunu arayan damlalar. Bazen en uzun y...
Akşam, kaldırımlara bıraktı gölgesini Bir dükkân kapandı, ışığı içeride kaldı Ben, adını bilmediğim sokaklardan geçtim Bir pencere açıldı uzak bir katta İçeriden çay ve eski bir konuşma kokusu geldi ...
Kapının önünde uzun süre durdum İçerisi tanıdık, dışarısı belirsizdi Elimde geçmişten kalma bir anahtar Bir adım atınca duvarlar değişmedi Ama ben, odaların anlamını yitirdim Pencereden sızan ışık ba...
Gecenin camında biriken buğu, dışarıdaki dünyayı saklar. Her nefeste başka bir manzara, her susuşta başka bir kapı açılır. İçimizdeki pencereyi kim açsa uzakta bir sabah görünür. Karanlık, bazen yaln...
Kapısını yıllardır açmadığım bir oda var, Duvarlarında çocukluğun solgun rengi. Bir sandalye durur pencerenin yanında, Üzerinde kimsenin tamamlamadığı bekleyiş. Oraya her gidişimde başka biriyim, Ayn...
Yol, ayaklarımızdan önce bilirdi Hangi taşta duracağımızı. Biz geçip giderken ardımızdan Tozla konuşurdu uzaklık. Bir kavşakta bıraktım eski sesimi, Başka bir yöne döndü içimdeki nehir. Varılacak yer...
Gece, duvara yaslanmış eski bir merdiven gibi sessizce yükseliyor içimde. Her basamakta başka bir soru, her soruda biraz daha derin bir gökyüzü. Aşağıda şehir, ışıklarını topluyor; uzak pencerelerde ...
Rüzgâr, boş bir defterin sayfalarını çevirdi; hiçbir yere yazılmamış cümleler uçuştu odada. Bir yaprak pencereye kondu, üzerinde mevsimin soluk imzası. Ben sustum, dünya konuştu: uzak çatılardan, ağa...
Kalabalık caddeler geçer içimizden, Her yüz başka bir kapı, başka bir soru. Bir çocuk, göğe kaldırır elini; Bulutlar biraz daha yaklaşır. Sonra bütün sesler uzaklaşır, Bir taşın üzerinde dinlenir zam...
Deniz çekildi, taşlar kaldı kıyıda, Her biri başka bir günü taşıyordu. Rüzgâr, unutulmuş bir cümlenin ardından Kumlara eğilip yeniden konuşuyordu. Ben sustum; dalgalar tamamladı sözümü, Akşam, ufka i...