Yolun Hatırladığı
Taşlı yollardan geçen ayaklar, Geride ince bir toz bırakır. Her dönüşte başka bir gökyüzü, Her durakta yeni bir hatıra vardır. Bir ağaç eğilir yol kenarında, Sanki eski bir dostu selamlar. Gidenin ar...
Taşlı yollardan geçen ayaklar, Geride ince bir toz bırakır. Her dönüşte başka bir gökyüzü, Her durakta yeni bir hatıra vardır. Bir ağaç eğilir yol kenarında, Sanki eski bir dostu selamlar. Gidenin ar...
Yıkılmış duvarların ardında Bir incir ağacı büyütüyor gökyüzünü. Paslı demirlerin arasından bakıyor İnatçı, yeşil bir sessizlik. Oraya varınca durdum uzun süre, Toprak eski adımları hatırlıyordu. Ken...
Akşam, pencerelerin camında çoğalır, her ışık başka bir eve açılır. Ben, çocukluğumun kapısını ararım eski bir anahtarın sessizliğinde. Sokaklar değişmiş, ağaçlar büyümüş, yolun adı bile başka söylen...
Rüzgâr, boş bir defterin sayfalarını çevirdi; hiçbir yere yazılmamış cümleler uçuştu odada. Bir yaprak pencereye kondu, üzerinde mevsimin soluk imzası. Ben sustum, dünya konuştu: uzak çatılardan, ağa...
Yağmur dindi, çatılarda ince bir parıltı kaldı, toprak uzun bir uykudan uyandı. Sokakların yüzünde yıkanmış bir bekleyiş, ağaçların dallarında yeni bir başlangıç vardı. Ben de cebimdeki eski korkular...
Bugün saate biraz geç kalacağım Çünkü gökyüzü önümden geçti Bir bulutun cebinden düşen yağmuru Yerine koymadan yürümek istemiyorum Bana herkes hızlan diyor, yol daralıyor Oysa bir ağacın gölgesi de r...
Çantamda katlanmış bir harita, köşelerinde yağmurun solgun izi. Bir çizgi iki yakayı ayırıyor, ama rüzgâr hâlâ aynı ağaçtan geçiyor. Yol boyunca susan istasyonlar, rayların üzerinde biriken sarı yapr...
Yolun kıvrımında eski bir ağaç, Gölgesini yıllara bırakmıştı. Geçen herkes bir parça susmuş, Toprak söylenmeyeni saklamıştı. Dönmek, aynı yere varmak değil, İçindeki dağları aşmaktı. İnsan bazen bir ...
Bir saat sesi bölüyor odadaki havayı, Duvarlarda solgun bir günün gölgesi var. Masanın üstünde unutulmuş bir anı, Kapanmamış bir mektup gibi bekler bahar. Dışarıda rüzgâr eski yolları yoklar, Ağaçlar...
Yağmurdan sonra toprak kızardı, yollar derin bir nefes aldı. Ağaçların altında bekleyen gölgeler sanki uzak bir geçmişi hatırladı. Bir el diğerine uzandı sonra, kimse sormadı kimin eli olduğunu. Kırm...
Bir ağacın gövdesinde saklı eski bir evin kokusu var; dallar, farklı gökyüzlerine uzansa da kökler aynı karanlığı paylaşır. İnsan, adını değiştirse bile bazı sesleri içinde taşır; geçmiş bir zincir d...
Yağmurun küçük çantası Dolu dolu damlayla. Birini ağaca bırakır, Birini susmuş toprağa. Kaldırımda ince sesler, Şemsiyeler renk renk açar. Yağmur geçip gidince Her pencere gülümser....
Çocukluğun kapısı kapanalı kaç mevsim geçti, bilmiyorum. Bahçedeki incir ağacı hâlâ eski gölgesini arıyor mudur? Bir yol uzanıyor içimden eve, üzerinde kimsenin ayak izi yok. Dönersem beni tanır mı d...
Boş sayfaya eğildi küçük bir el, Mavi bir ev çizdi, yanında açık bir yol. Bulutları silmedi, göğe bıraktı olduğu gibi, Çünkü düşler sığmazdı cetvelin bilgisine. Bir ağaç dikti sonra kâğıdın kıyısına,...
Yol, ayaklarımızdan önce düşünürdü Taşların arasında saklı bir serinlik Uzak tepeler, adı konmamış sorular Rüzgâr hepsini aynı yere taşıdı Bir ağacın gölgesinde durup dinlendik Dallar, göğe yazılmış ...
Dağın ardı kızıl, dere gümüşlenir Kekik kokusuyla uyanır yamaçlar Bir ince türküyle gönül neşelenir Uzakta görünür dumanlı ağaçlar Çeşme başı serin, gölge uzun bugün Yolcuya yoldaş olur kuşun sesi Gö...
Akşam, kasabanın üstüne yavaşça indi Dükkânlar birer birer kapandı Uzak evlerden ince bir ışık Yalnızlığı bölmeye çalıştı Yolun kenarında bekleyen ağaç Rüzgârla eski bir hikâye anlattı İnsan, bazen e...
Odanın içinde eski bir kış duruyor, perdelerde solgun bir ışık, masanın üzerinde kimsenin tamamlamadığı bir cümle kadar soğuk fincan. Dışarıda ağaçlar yer değiştiriyor rüzgârla; içeride zaman, tek bi...
Kapısı hâlâ açık mı bilmem, Bahçede aynı incir ağacı mı durur? Yol aldıkça içimde büyür evin sesi, Bir kandil gibi geceme vurur. Dönüş, bazen bir adım değil, Kalbin eski bir eşiği aramasıdır. İnsan n...
Sana yazdığım mektubu bir ağacın dalına astım Mürekkep yerine sabahın serinliğini, kâğıt yerine açık göğü kullandım Belki kuşlar okur, belki rüzgâr cümleleri başka yerlere taşır Ben artık cevabın han...