Kıyıda Bekleyenler
Deniz, kıyıya eski bir haber bıraktı, İçinde uzak yolların tuzu vardı. Bir sandal gölgesini suya emanet etti, Rüzgâr adını bilmediğimiz yerlere dağıldı. Kıyıda bekleyenler çoğaldı sonra, Her biri baş...
Deniz, kıyıya eski bir haber bıraktı, İçinde uzak yolların tuzu vardı. Bir sandal gölgesini suya emanet etti, Rüzgâr adını bilmediğimiz yerlere dağıldı. Kıyıda bekleyenler çoğaldı sonra, Her biri baş...
Taşlı yollardan geçen ayaklar, Geride ince bir toz bırakır. Her dönüşte başka bir gökyüzü, Her durakta yeni bir hatıra vardır. Bir ağaç eğilir yol kenarında, Sanki eski bir dostu selamlar. Gidenin ar...
Tekerlek izleri silinse de ova yönünü unutmaz. Bir çocuk, avucunda küçük bir taşla kendi göğünü taşır. Gece konakladığımız yerde ateş, yüzlerimizi birbirine bağlar. Sabah olunca herkes başka yana gid...
Saat, duvarda küçük bir kuş gibi durdu, kanatlarını yalnız gece açtı. Annemin elleriyle katlanan gömleklerde sabahın kırışık sesini duydum. Şimdi evde başka bir zaman işliyor, perdeler ışığı tanımakt...
Bir evin duvarında unutulmuş harita, yolları silinmiş, adı kalmamış şehirler. Pencere, akşamı içeri alırken kimse sormuyor: Hangi yoldan döndün? Masanın üstünde soğuyan bir fincan, kenarında bekleyen...
Ayna kırılmıştı, yine de gösteriyordu Göğün ince mavisini parçalara bölerek Her parçada başka bir sabah saklıydı Her sabah başka bir başlangıç demekti. Ellerimi uzatmadım keskin ışığa Bazı umutlar do...
Akşam, pencerelerin camında çoğalır, her ışık başka bir eve açılır. Ben, çocukluğumun kapısını ararım eski bir anahtarın sessizliğinde. Sokaklar değişmiş, ağaçlar büyümüş, yolun adı bile başka söylen...
Saatler, masanın üstünde suskun, çay soğur, gölgeler uzar. Bir günün içinden geçerken ardımızda küçük izler bırakırız. Kıyıya vuran her dalga başka bir hatırayı geri getirir. Zaman silmek için değil,...
Dar sokaklarda duvarlar konuşur, Her taşta yarım kalmış bir yolculuk. Bir kapı kapanır, başka bir kapı susar, Gece büyür; sokak lambası yorgun. Ben, gölgesi uzayan bir ağacın altında Geçmişin sesini ...
Bir bahçe kaldı çocukluğumda, Duvarında akşamın sessiz gölgesi. Her yaprak, dönmeye söz vermiş gibi Rüzgârla konuşurdu geceleri. Şimdi başka şehirlerde uyanıyorum, Penceremde tanımadığım kuşlar. İçim...
Kuru tepelerin ardında kızıl bir akşam Pencerelerde titrek lambalar yanıyor Bir dervişin nefesi karışıyor rüzgâra Uzakta, suskun bir şehir kendini dinliyor Sokak taşlarında eski ayak izleri Her biri ...
Rüzgâr, kuru yapraklarla konuştu bugün, Her düşüşte başka bir sır bıraktı. Ağaç, dallarını göğe uzatırken Köklerinin derinliğini hatırlattı. Ben de sustum, savrulmayı dinledim, Giden her şeyin ardınd...
Toprak adımızı bilmeden bekler, Gökyüzü yüzümüzü seçmeden döner. İnsan, iki sonsuzluk arasında Kısa bir nefesle kendini söyler. Bir iz bırakmak isteriz zamana, Oysa zaman izleri de siler. Yine de iyi...
İçimde bir ırmak akar durmadan, Kıyısında eski sorular uyur. Her damlası başka bir göğe varır, Her dönüşünde yeni bir sabah doğur. Ne taş engel olur ne uzak yamaç, Su kendi yolunu sabırla seçer. Gönü...
Bir kandil yaktım gece, rüzgâr ürkekti, Alevin çevresinde gölgeler düşünce. Bir harf, karanlığın kapısını araladı, Sessizlik konuştu, kalp dinleyince. Bilgi, yalnız zihinde duran bir yük değil, İnsan...
Uzak bir şehrin kapısında durdum, Taşlara sinmişti nice yolcunun izi. Her kapı, ardında başka bir dünya saklar, Her dünya, insana sorar kendi sözünü. Gördüm ki şehirler geçer, isimler silinir, İnsan,...
Bir yaprak kondu bugün açık pencereme, Üzerinde uzak tepelerin sarı gölgesi. Rüzgâr, hangi vadiden taşıdı onu bilmem; Ama kokusunda eski bir yolculuk vardı. Avuçlarımda çevirdim ince damarlarını, Her...
Deniz, taşlara aynı soruyu sordu, taşlar her defasında başka cevap verdi. Kıyıda yan yana duran insanlar, bakışlarıyla uzak bir sabahı çağırdı. Kimse diğerinin yükünü bütünüyle taşımadı; ama omuzlar ...
Balkonda unutulmuş bir sandalye vardı; güneş her gün yerini değiştirdi, sandalye kimseyi beklemediğini böylece öğrendi. Ben mevsimlerin dönmesini bekledim. Oysa dönen yalnızca ışığın biçimiydi. İçimd...
Bir tren geçer gecenin içinden, Camında şehirler, yüzlerde ayrılık. Her istasyon başka bir bekleyiş, Her bavulda saklı bir avuç tanışıklık. Gurbet, uzaklığın adı değildir yalnız, Bazen insan kalabalı...