Dönüş Vakti
Yollar uzadı, mevsimler değişti, Ayakkabılarda uzak şehirler birikti. Bir evin kapısı hâlâ aynı yerde, Fakat eşiğinde bekleyen kişi değişmişti. Dönüş, yalnızca geri gelmek değil, Kendine başka gözler...
Yollar uzadı, mevsimler değişti, Ayakkabılarda uzak şehirler birikti. Bir evin kapısı hâlâ aynı yerde, Fakat eşiğinde bekleyen kişi değişmişti. Dönüş, yalnızca geri gelmek değil, Kendine başka gözler...
Şehrin taşlarında ağırlaşır adımlar, her pencere başka bir akşam saklar. Yolcu, kendi yüzünü ararken başkasının suskunluğunda durur. Bir kalp, kalabalığın ortasında kendine dar gelen bir oda gibidir....
Pencereyi açınca içeri ışıkla karışık bir koku dolar. Eski duvarlarda uyuyan renkler, uzak bir şarkıyı hatırlatır. Bir meydanın taşlarında akşam, yürüyen gölgeleri çoğaltır. İnsan bazen başka bir ülk...
Bahçede her çiçek başka bir saati saklar, Kimi sabahın serinliğini, kimi akşamın rengini. Yürürken ayaklarım toprağa değil, Unutulmuş günlerin yumuşak izlerine basar. Bir kuş havalanır; gökyüzü değiş...
Gece, karşı evin camında küçük bir ışık, Kimin beklediğini bilmeden içimi ısıtır. Şehir susar; yalnızca kaldırımlar konuşur, Adımların yankısı eski bir mektup gibidir. Her pencere başka bir hayatı gö...
Masada açık duran defter, Gecenin nabzını tutar usulca. Bir mum, küçülen gövdesiyle Düşünceleri çağırır uzaklardan. Kalem, suskunluğun içinden geçer, Her çizgide başka bir yüz belirir. İnsan, kendine...
Perde kapanır, ışıklar çekilir, Roller askıda kalır gece boyunca. Bir oyuncu çıkar yüzündeki maskeyi, Kendi sesini arar sessiz salonda. Hayat da böyle bir sahne belki, Her replikte biraz korku, biraz...
Bir harita çizdim içimde, Ne kuzey belliydi ne de son durak. Yol, attığım her adımla oluştu, Korku geride kaldı yavaşça. Başkasının verdiği adla değil, Kendi sesimle çağırdım kendimi. İnsan bazen uza...
Raflarda uyur eski sorular, her cilt başka bir kapı aralar. Toz, geçmişin ince alfabesi, ışık, unutulmuş bir işaret. Bir sayfa çevrilir gecenin içinde, kimse görmez hareket eden gölgeleri. Okur, kend...
Kıyıda bekleyen eski bir saat, denizi ölçemedi hiçbir zaman. Dalgalar, takvimlerden bağımsız, gidip döndü aynı uzaklıktan. Bir günün içinde saklanan yıllar, kumların altında ağırlaştı. Bakan herkes b...
Mürekkep, dünyanın sonuna vardı, ötesinde boşluk değil sis vardı. Bir çizgi çekildi korkuyla, sonra başka bir yol başladı. Gezgin, yönünü yıldızdan değil, kalbindeki eski sorudan buldu. Haritanın ken...
Bazı kelimeler çekildi dilden, masada yalnız gölgeleri kaldı. Bir ad silindi eski defterden, oda yine de onu hatırladı. Bellek, kırık bir aynaya benzer, her parçada başka yüz belirir. Unutmak sandığı...
Pusulamız kuzeyi değil, korkuyu gösterdi, Her dönüşte başka bir duvar çıktı. Yol dediğimiz, ayak izlerinin toplamıydı, Ama izler yağmurdan önce silindi. Bir çocuk avucunda küçük bir gök taşıdı, Kimse...
Aynaya baktı, yüzünü değil, Yol boyunca bıraktığı kararları gördü. Birinde susmuş, birinde geç kalmış, Birinde başkasının yükünü taşımıştı. Camın ardında sabah büyürken Yolcu kapıyı kendisi için açtı...
Bir kapı vardı önümde, anahtarını başkaları taşıyordu. Adımı söyleyince açıldı dünya, sesim ilk kez bana döndü. Yolun çizgisi silik olsa da adımlarımı kendim seçtim. Bir hayat, hazır verilmiş değil; ...
Uzun süre sustum, sözlerim başkasının cümlesiydi. İçimde büyüyen boşluk, bir gün kendi sesini buldu. Şimdi sessizlik bile farklı, beni saklamıyor, dinliyor. Karanlığın ortasında kendime doğru yürüyor...
Kalabalıklar geçer, adlar silinir, Sokaklar akşamın kül rengine bürünür. İnsan, kendinden uzaklaştığı her yerde Bir başka yüzün içinde uyanır. Sonra durur, sessizliğe eğilir, Kendi sorusunu ilk kez i...
İçimde sessiz bir kapı var, anahtarı gün ışığında değil. Bir adım atınca duyuyorum, uzak bir benliğin ayak sesini. Duvarlarda eski yüzler beliriyor, her biri benden bir parça taşıyor. Kendime vardığı...
Bir sandalye durur odada, kimse oturmaz, yine de bekler. Söylenmeyen cümleler gelip onun çevresinde toplanır. İnsan kendini anlatırken bazen başka birine dönüşür. Sessizlik dikkatle dinler, cevabı ka...
Ayna yüzümü bölerek gösterir, her parçada başka bir sabah. Birinde korku, birinde merak, birinde unutulmuş bir çocuk var. Parçaları birleştirmeden de insan kendini tanıyabilir. Çünkü ruh, bütün görün...