Aynaya Sığmayan Yüz
Aynada duran yüz benim değil, Gözlerinde dünün tozu var. Bir başka hayatın eşiğinde İsimsiz bir kapı aralar. Kendimi bulmak için değil, Kendimden taşmak için yürüdüm. Beni tutan bütün çizgileri Avuçl...
Aynada duran yüz benim değil, Gözlerinde dünün tozu var. Bir başka hayatın eşiğinde İsimsiz bir kapı aralar. Kendimi bulmak için değil, Kendimden taşmak için yürüdüm. Beni tutan bütün çizgileri Avuçl...
Henüz doğmamış bir sabahı Bugünden sevdim, kimse bilmeden. Gecenin ağır göğsünde İnce bir çizgi büyüdü yeniden. Dünya aynı dünya değildi, Ben ona başka gözlerle baktım. Bir adım attım boşluğa, Ve düş...
Akşam, duvarlara uzun gölgeler bırakır, Her yol bir gün kendi sessizliğine varır. Korku, bilinmeyen bir kapının önünde Bekleyen gölgeden başka nedir? Ben hayatı bir emanet gibi taşırım, Ne sımsıkı tu...
Bir taş düşer, gökyüzü susar, Akıl sorar: Hangi yol çağırır? Görünenin ardında saklı duran, Bir neden, geceyi aydınlatır. Dünya yalnız olduğu gibi değil, Soruyla büyür insanın bakışı. Her başlangıçta...
Ne taşkın bir rüzgâr ol, Ne kıyıda unutulmuş bir gölge. Adımını ölç, kalbini dinle, Denge kurulur sessizce. Cesaret korkunun yokluğu değil, Korkuya rağmen seçilen yön. İnsan kendini aşarken bulur, İç...
Bir kent, duvarlardan önce Ortak bir niyetle kurulur. Komşunun sesini duyan kalp, Kendi yalnızlığından kurtulur. Adalet terazisi ağırdır, Her elde başka bir sorumluluk. İyi yaşam, uzak bir düş değil,...
Önce şaşırır göz, Sonra soru düşer dile. Bilgi, kapalı bir oda değil, Açılan penceredir dünyaya. Her cevap yeni bir eşik, Her eşik başka bir merak. İnsan öğrenirken çoğalır, Kendine dönerken daha uza...
Bir kent, taşlarından önce sözleriyle kurulur, Her ses kendi payını arar meydanda. Güç, yalnızca yükselmek değildir; Bazen eğilip başkasının yükünü almaktır. Terazi görünmez bir elde durur, Ne altınl...
Bir masa çevresinde toplanır düşünceler, Kadehlerde çoğalan sorular gibi. Sevgi, yalnızca bir bakış değildir; Bizi kendimizden çıkaran uzun bir yoldur. Her söz, başka bir söze kapı açar, Sessizlik bi...
Bir elde övgü, bir elde korku, Hangisi ağır gelir insana? Kalabalık başka yöne baksın, Vicdan kendi ölçüsünü kurar. İyilik sessiz yürür çoğu kez, İsmini duvarlara yazmadan. Doğruya yaklaşan her adım,...
Akşam inerken avluya, Sözler yavaşça dinlendi. Bir soru kaldı havada, Cevabından daha derin. Beden susar, düşünce sürer, Karanlıkta iz bırakır akıl. İnsan geçer; aradığı anlam, Başka bir kalpte uyanı...
Kıyıya vurdu yorgun bir kürek, Üzerinde tuz, uzaklık ve yıllar. Bir yolcunun eli değmişti ona, Bir de gece boyunca esen rüzgârlar. Şimdi çocuklar taş topluyor kıyıdan, Her taşta başka bir deniz arıyo...
Eski hanın dar penceresinde Akşam, bakır bir renk gibi durur. Yolcuların yorgun nefesinde Uzak şehirlerin sesi duyulur. Bir kandil titrer duvar boyunca, Sessizlik masalara bölünür. Her yüz, başka bir...
Taş duvarlarda uyur yılların sesi, Pencerede solgun bir ay bekler. Bir perde kıpırdar, geçmiş uyanır, Koridorlarda yankılanır eski heceler. Her oda saklar başka bir hikâye, Her kapı ardında suskun bi...
Bir masa üstünde dağılır dünya, Mürekkep koyulaşır sabaha dek. Her çizgi yeni bir kapı açarken Sessizlik büyür sayfaların içinde tek tek. Yazar, bilmediği yollara bakar, Karakterler yürür kendi sesle...
Bir çizgi uzanır solgun haritada, Kıyılar susar, pusula bekler. Uzakta bilinmeyen bir ışık, Geceyi ince bir düşle deler. Yelkenler açılır sabrın sesine, Dalgalar anlatır eski yolları. Her liman, yeni...
Aynı masada iki sessizlik, Aralarında görünmez bir yol. Biri fincanını usulca bırakır, Diğeri anlar: dünya değişmiştir. Yakınlık her zaman söz değildir, Bazen ortaklaşa susabilmektir. Kalbin kendine ...
Bir çanta, iki gömlek, uzun bir yol, Haritada adı silinmiş kasabalar. Her durakta başka bir soru bulur Cebindeki eski pusulalar. Akşam olunca gökyüzü genişler, Yolcu, yıldızlarla konuşur sessizce. Ba...
Meydanda eski bir saat durur, Fırından yükselir sıcak ekmek. Bir çocuk, bulutlara bakıp sorar: Dünya ne kadar büyük demek? Kahvede anlatılır uzak denizler, Sözcükler büyür, masalar taşar. Kasaba küçü...
Kıyıda eskimiş bir halat durur, Tuz kokusu karışır akşam sesine. Bir gemi, ufkun koyu çizgisinde, Götürür düşleri bilinmeyene. Dalgalar ne geçmiş sorar ne isim, Her köpükte başka bir başlangıç. Deniz...