Yağmurdan Sonra
Yağmur dinmiş, sokaklarda gökyüzü parlar Damlalar saçaklardan ağır ağır düşer Islak taşların üzerinde şehir uyanır Sessizliğin içinden yeni bir ses geçer Bir pencere açılır, içeride çay kokusu Ağaçla...
Yağmur dinmiş, sokaklarda gökyüzü parlar Damlalar saçaklardan ağır ağır düşer Islak taşların üzerinde şehir uyanır Sessizliğin içinden yeni bir ses geçer Bir pencere açılır, içeride çay kokusu Ağaçla...
Dar sokaklarda duvarlar konuşur, Her taşta yarım kalmış bir yolculuk. Bir kapı kapanır, başka bir kapı susar, Gece büyür; sokak lambası yorgun. Ben, gölgesi uzayan bir ağacın altında Geçmişin sesini ...
Kuru bahçede bir su sesi vardı, kimse nereden geldiğini bilmezdi. Toprak, avuçlarda dağılan bir anı, ağaçlar göğe uzanan sabırdı. Bir yaprak düştü, zaman değişti, gölge yerini akşama bıraktı. Ben esk...
Çocukluğun bahçesi uzakta, yolları tozla kaplı şimdi. Bir nar ağacının gölgesinde adını bilmediğim bir yaz duruyor. Döner miyim, bilmem, ama rüzgâr hâlâ oradan eser. Her yaprak, unutulmuş bir günü av...
Yol, ardında toz bırakır, Önünde bilinmeyen bir sabah. Her dönemeç başka bir yüz taşır, Her durak biraz eksik, biraz ferah. Bir ağacın gölgesinde dinlenir Yıllardır taşınan düşünceler. Gidilen yer de...
Bu sokak, yağmurdan sonra konuşur; taşlarında eski ayak izleri belirir. Bir pencere kapanır, bir perde kıpırdar, her ev kendi içindeki sesi gizler. Köşedeki ağaç yapraklarını saymaz, yılları gövdesin...
Bir bahçe düşün: her ağaç ayrı, Kökleri toprağın derinliğinde birleşik. Biri gölge verir, biri meyve, Hiçbiri göğü tek başına istemez. Rüzgâr dallar arasında dolaşır, Sözler çoğalır, korkular küçülür...
Kapısını yıllardır açmadığım bahçede, Bir nar ağacı çiçeklenmiş ansızın. Unuttuğum dualar dolaşır dallarda, Toprak, geçmişi saklar gibi sessiz ve sakin. Bir kuş kondu kırık taş duvarın üstüne, Gözler...
Rüzgâr dalları eğdiğinde ağaç kökünü hatırlar. Sarsıntı, her zaman yıkım değil, bazen derinleşme biçimidir. Kalabalıkların hükmü değişir, övgü de sitem de uzaklaşır. İnsanın gerçek terazisi, kendi da...
Toprak, düşen yaprağı unutmaz, Kış geçse de izini saklar. Bir elin ektiği küçük umut, Yıllar sonra gölgeler bırakır. Tarlanın kıyısında duran yaşlı ağaç, Rüzgârla eski günleri söyler. İnsan gider, ge...
Toprağın altında sessizce büyür kökler, üstümüzde dünya yer değiştirir; ağaç, bütün fırtınaları hatırlar. Rüzgâr geldiğinde eğilir dallar, ama gövdenin derin yerinde adını bilmediğimiz bir direnç var...
Yağmur çekilince kaldırımda şehir, yüzünü suya eğiyor. Ağaçların altında biriken gölgeler geçmişten kalan sözler gibi duruyor. Bir çocuk, çamura basıp gülüyor; dünya bir anlığına hafifliyor. Ben de ı...
Pencerenin önünde üç saksı, bir fincan ve akşamdan kalan ışık vardı. Dışarıda ağaçlar rüzgârın dilini öğreniyordu. İçeride suskun bir oda büyüdü, masanın üzerinde açık duran defter uzak bir ülkeye dö...
Akşam, eski bir kapı gibi ağırlaştı kentte, Pencerelerde unutulmuş ışıklar vardı. Bir kuş, göğün sessizliğini bölmeden Uzak bir ağacın dalına kondu. Ben, adını bilmediğim bir sokağın ucunda, İçimde y...
Yağmur çekildi; taşlarda ince bir parıltı, ağaçlar omuzlarından geceyi silkti. Kaldırımda unutulmuş küçük bir yaprak, yolunu bilmeden uzaklara sürüklendi. Ben de yürüdüm, adını söylemeden, bir şehrin...
Uzakta bir bahçe var, kapısı görünmez Yolunu yalnız rüzgâr ve kuşlar bilir Ağaçlarında eski günlerin kokusu Toprağında unutulmuş dilekler büyür Oraya varmak değil belki niyetim Bir düş gibi uzaktan s...
Ağaçlar karanlığı çoğaltırken bir açıklık belirir sessizce. Görmek, ışığa sahip olmak değil, gözlerin beklemeyi öğrenmesidir. Yaprakların arasında kaybolan yol bizi bir yere götürmez belki. Yine de h...
Rüzgâr, ağaca bir yön vermez, yaprakların arasından geçer yalnızca. Bir an yeşil olan gökyüzü, sonra göğün kendisine karışır. İnsan da böyle değişir: varacağı yere varmadan, bir başka başlangıcın eşi...
Toprak kokusuna karıştı günün yorgunluğu Uzak tepelerde kızıl bir ışık Bir çocuk sesiydi akşamı tamamlayan Ve pencerelerde çoğalan sıcaklık Yol kenarında bekleyen sessiz ağaçlar Geçen yılları sayar g...
Sana yazmadığım mektuplar birikti Çekmecemde değil, içimin kuytusunda Her cümle, söylenememiş bir sabah Her susuş, kapanmamış bir kapıydı Şimdi rüzgâra bıraktım kelimeleri Belki bir ağaçta buluşur se...