Gecenin İçindeki Merdiven
Gece, duvara yaslanmış eski bir merdiven gibi sessizce yükseliyor içimde. Her basamakta başka bir soru, her soruda biraz daha derin bir gökyüzü. Aşağıda şehir, ışıklarını topluyor; uzak pencerelerde ...
Gece, duvara yaslanmış eski bir merdiven gibi sessizce yükseliyor içimde. Her basamakta başka bir soru, her soruda biraz daha derin bir gökyüzü. Aşağıda şehir, ışıklarını topluyor; uzak pencerelerde ...
Üçüncü katta bir tencere kapağı kapanır Beşinci katta çocuk kahkahası çoğalır Girişte unutulmuş bir şemsiye Yağmurdan daha yorgun görünür Asansör, katlar arasında gidip gelir Herkesin taşıdığı başka ...
Taş duvarlarda uyur yılların sesi, Pencerede solgun bir ay bekler. Bir perde kıpırdar, geçmiş uyanır, Koridorlarda yankılanır eski heceler. Her oda saklar başka bir hikâye, Her kapı ardında suskun bi...
Kalabalık, yüzleri birbirine ekliyor Otobüs duraklarında çoğalan gölgeler Her ev kendi ışığını akşama bırakıyor Bir sokak dönüyor, başka bir sessizliğe Adımlarımız aynı taşta buluşuyor Sonra herkes k...
Kendime açılan dar bir bahçem var, Duvarlarında suskun sarmaşıklar. Her sabah başka bir gölge doğar, Toprakta dinlenir yarım kalmış rüyalar. Orada ne kapı vardır ne de yol, Yalnızca içeri dönen bir ı...
Akşam iner, taş duvarlar gölgeye bürünür Uzaklarda bir kervanın sessizliği görünür İnsan kendi yüreğinde eski bir yol arar Bir avuç su, bir selamla gece yeniden doğar Rüzgâr eser, sarı otlar eğilir a...
Toprağı döndürdü yaşlı çömlekçi, Parmaklarında eski nehirlerin izi. Her kapta başka bir gökyüzü aradı, Her çatlakta saklı bir sabır gördü. İnsan da biçim verir kendi gününe, Fakat ateşten geçmeden ta...
Rayların ötesinde akşam durur, Gökyüzü bakır bir renge bürünür. Bekleyen valizlerin sessiz yanında Her ayrılık başka türlü görünür. Bir tren geçer, ardından boşluk kalır, Rüzgâr eski sesleri taşır ge...
Sabahın ilk kuşlarıyla kalktım, Ayakkabımda gece tozu vardı. Bir yol çizdim göğün altına, Her adımda başka bir sabır vardı. Uzakta bir tepe ışıklandı, Sesler çoğaldı, gölgeler çekildi. Yolun sonu diy...
Akşam, taşların üstüne usulca oturur Deniz, günün yorgunluğunu saklar içinde Bir martı geçer, adı konmamış bir haber gibi Ben seni düşünürüm, uzaklığın kıyısında Gece büyürken lambalar çoğalır sokakt...
Akşam, rayların üzerine eğildi Bir tren sessizce gölge taşıdı Ben elimde yarım kalmış bir mektup Gidenlerin ardından ışığı saydım Sabah olunca şehir değişmedi Yalnız pencerelerde başka yüzler vardı B...
Gece, taş basamaklar bıraktı önüme Her adımda başka bir soru vardı Yukarıda uzak bir ışık Aşağıda dinmeyen yankı Yürüdüm, gölgem benden önce Duvarlarda sabırla bekledi İnsan bazen yolunu değil İçinde...
Son vapur kıyıdan ayrıldı Güvertede birkaç sessiz yolcu Deniz, gecenin koyu cümlesini Ağır ağır tamamladı Kıyıda kalan ışıklara baktım Her biri başka bir ihtimaldi Bazen bir şehri terk etmeden O şehi...
Suyun üzerinde ince bir çizgi, köprü, iki yakayı sabırla bağlar. Geçen her yüz başka bir hikâye, her bakışta uzak bir mevsim saklar. Ben de bıraktım kıyıda gölgemi, suya karıştı dünün ağır sesi. Bir ...
Akşam, pencerelerin camında çoğalır, her ışık başka bir eve açılır. Ben, çocukluğumun kapısını ararım eski bir anahtarın sessizliğinde. Sokaklar değişmiş, ağaçlar büyümüş, yolun adı bile başka söylen...
Gece, şehrin üstüne kapanınca Pencerelerde çoğalır yüzler. Her ışık, başka bir hayatın İçinden geçen küçük bir haber. Ben karanlığa bir isim veririm, Sabah onu silmeden önce. Çünkü insan, kaybettikle...
Dalgalar kıyıya küçük haberler taşır, Kumda dağılır eski ayak sesleri. Bir sandal, uzak maviliklere bakar, Unutulmuş bir dileğin bekçisi. Ben burada, akşamın eşiğinde, Rüzgârın çevirdiği sayfayı dinl...
Eski duvarlarda akşamın izi, Bir saat susar, gölgeler uzar. Geçmişten kalmış kırık bir sızı, Kapı eşiğinde gün ışığı arar. Odalar içinde dolaşır zaman, Her eşya bir başka hikâye söyler. Bir ev, yalnı...
Duvarın içinde eski bir ses saklıdır Rüzgâr geçtikçe yeniden duyulur Zaman, her şeyi silmez; bazı izleri derinleştirir Bir el taşın yüzüne dokunur Geçmişle bugün arasında ince bir bağ kurulur Sessizl...
Bir meydanda toplanır farklı sabahlar Kimi cebinde ekmek, kimi cebinde soru taşır Yan yana gelince çoğalır bütün sesler Sessizlik bile kendine yeni bir ad bulur. Kimse tek başına tamamlanmış değildir...