Akşamın Kıyısında
Günün son ışığı, boş bir fincanda bekledi Pencereden içeri ağır bir sessizlik girdi Sokağın adı değişti, ben aynı yerde kaldım Bir kuş geçti çatının üzerinden ...
Kısa, sade ve hızlı okunabilir şiirleri keşfet. Bu bölümde 2.499 şiir listelenir.
Günün son ışığı, boş bir fincanda bekledi Pencereden içeri ağır bir sessizlik girdi Sokağın adı değişti, ben aynı yerde kaldım Bir kuş geçti çatının üzerinden ...
Trenler geçmedi bugün, raylar yine ıslaktı Bir valiz kadar ağırdı sustuğum cümleler Gidenlerin ardından değil, kendime baktım Bekleme salonunda eski bir saat v...
Meydanda solgun bir afiş rüzgârla konuştu Yağmur, kaldırımlara ince bir harita çizdi Kimse okumadı; şehir aceleciydi Bir dükkânın camında mavi bir düğme kaldı ...
Adını söylemeden de tanıdım seni Bir sandalye çekildi, oda değişti Duvarlar, uzun zamandır ilk kez dinledi Sonra pencereyi açtık birlikte Uzakta bir ışık söndü...
Gece boyunca masada bir kâğıt durdu Üzerinde yarım kalmış bir yolun çizgisi Kalem, hangi yöne gideceğini benden sakladı Gün doğarken çizgiye bir pencere eklend...
Gece, kentin omzuna sessizce iner, Bir pencere kalır göğe karşı açık. İçeride biri, yarını düşünür, Dışarıda rüzgâr, eski bir şarkı gibi ıslıklar. Sabahın adı ...
Ellerinde mevsimlerin izi var, Avuçlarında kurumuş bir yağmur. Bir tohum saklar gibi susuyor toprak, Duyulmaz derinliklerde büyüyor umut. Bir gün yeşil bir ses...
Deniz, kıyıya küçük haberler bırakır, Her dalga başka bir yolun izidir. Bir sandal uzaklaşır akşamdan, Geri döner mi, bilinmez. Bekleyenler susarak büyütür zam...
Şehir, sabahı bin sesle karşılar, Fırınlardan sıcak ekmek kokusu yükselir. Bir çocuk koşar kaldırım boyunca, Bir işçi göğe bakıp gününü kurar. Pencereler açılı...
Uzun yollar geçtik, taşlı ve sessiz, Ayakkabılarımızda toz, gözümüzde uzaklar. Her dönemeç bir soru sordu bize, Her cevap biraz daha insan yaptı. Şimdi ileride...
Sessiz bir akşam iner içime, Bir ışık yürür eski taşlardan. Adını koymadığım bir umut, Beni çağırır uzak kapılardan. Ne altın ister bu ince yol, Ne de dünyadan...
Aynı yağmur ıslatır bizi, Aynı gök örter başımızı. Bir lokma bölüşülünce, Unutur kalp yalnızlığını. Küçük bir selam büyür bazen, Duvarlar düşer ses içinde. Dün...
Gün, yorgun bir kuş gibi Çatılara bıraktı sesini. Penceremde ince bir gölge, Hatırlattı geçen hevesi. Yine de masada bir çay, Bir kitap, açık duran gece. Karan...
Duvarın eski takviminde Bir yaprak daha eksildi. Zaman, kimseye görünmeden Odaya girip yerleşti. Ben bugünümü avuçladım, Dünden kalan sıcaklıkla. Yarın uzak bi...
Akşam iner, taşlı yolda gölgeler uzar, Bir çeşme susar, uzaklarda bir ışık yanar. Avucumda toprak, içimde eski bir ses, Yol dediğin bazen dönüş, bazen nefes. K...
Kiremitlerde günün son kızıllığı, Bahçelerde uyur kuşların kanat çırpıntısı. Bir kapı açılır, ekmek kokusu yayılır, Yorgun ellerde akşam yeniden kurulur. Uzak ...
Gün, eski taşlara yumuşakça çekilir, Kıyıda su, göğe bakarak dinlenir. Bir minare gölgesi uzar avluya, Akşam, unutulmuş bir şarkı bırakır sokağa. Pencerelerde ...
Kıyıda beklerken ağırlaşır zaman, Uzakta bir yelken, mavide ince bir nişan. Dalgalar kıyıya eski adlar söyler, Gün, suyun yüzünde yavaşça söner. Bir taşın üstü...
Bu taş, kaç sabahın ayazını bilir, Kaç yolcunun suskunluğunu içinde biriktirir. Güneş vurunca yüzüne, eski bir ses uyanır, Toprak, adını bilmediğimiz insanları ...
Gece uzun, ama kapı aralık, Uzak bir damda titriyor küçük bir ışık. Bir annenin duası karışıyor rüzgâra, Çocuklar düşlerinde yeşil bir yol arıyor. Sabah dediği...
Akşam, taş duvarlara usulca yaslanır Bir pencere içinde çoğalır uzak gök Kalabalık susarken içimde bir yol açılır Adını bilmediğim bir sabaha dönük Kentin yorg...
Bir kapı var, rüzgârın unuttuğu yerde Paslı kanatlarında eski bir bekleyiş Her adım, içimizde büyüyen seferde Her susuş, göğe bırakılmış bir söyleyiş Bahçede h...
Dağın ardı kızıl, dere gümüşlenir Kekik kokusuyla uyanır yamaçlar Bir ince türküyle gönül neşelenir Uzakta görünür dumanlı ağaçlar Çeşme başı serin, gölge uzun...
Akşam iner, yolun taşı ısınır Kervan geçer, ardında tozlu iz kalır Bir haber bekleyen gönül taşınır Dağın eteğinde ince bir söz kalır Dönsem de değişmiş olur e...