Uzak Kandil
Gecenin koynunda bir kandil yanar, Işığı düşer de suskun yollara. İnsan, kendini ararken anlar, Her adımın açıldığını başka kapılara. Rüzgâr alıp götürse de iz...
Kısa, sade ve hızlı okunabilir şiirleri keşfet. Bu bölümde 2.499 şiir listelenir.
Gecenin koynunda bir kandil yanar, Işığı düşer de suskun yollara. İnsan, kendini ararken anlar, Her adımın açıldığını başka kapılara. Rüzgâr alıp götürse de iz...
Nice söz söylenir, nice ses diner, Bir yankı kalır yalnız duvarlarda. Gönül, duyduğu her hakikati seçer, Saklar onu zamanın sessiz odalarında. Bir gün döner in...
Gece, taş duvarlara yaslanıp uzak bir suyun sesini dinledi. Ben, adını unuttuğum yolları içimden geçirdim. Sabah olduğunda gökyüzü eski bir mektup gibi açıldı....
Pencerede ince bir ışık kaldı, günün bütün yükünü taşıyamayan. Bir fincan soğudu masada, uzak bir evin kapısı gibi. İçimde büyüyen karanlık tam da orada durdu:...
Toprak, avuçlarımda sessiz bir dil; her tanesi başka bir zamandan. Çocukluğumun kapısı aralanıyor, içeride kimse beni beklemiyor. Yine de eğiliyorum yere, bir ...
Akşam, tepelerin ardında çoğaldı; her ev kendi gölgesini yaktı. Dumanlar yükseldi sessizce, birbirine ulaşamayan dualar gibi. Ben yola çıkmadım. Yol, içimde uz...
Kapının ardında bekleyen akşamı kimse çağırmadı, yine de geldi. Bir fincanın dibinde unutulan ışık masaya uzun bir gölge serdi. Ben, geç kalmış bir kelime gibi...
Deniz çekildiğinde ortaya çıktı kumun sakladığı küçük izler. Her biri başka bir günün adıydı, hiçbiri dönüp bakmadı geriye. Kıyıda kaldım, suya yakın, ama uzak...
Sabah, perdeyi aralamadan önce şehir kendi sesini topladı. Duvarlarda ince bir serinlik, masada yarım bırakılmış bir cümle vardı. Pencereye yaklaşınca gördüm: ...
Bir sokak lambası altında üşüyen yaprakları saydım. Her yaprak, günün içinden düşmüş küçük bir haber taşıyordu. Gece derinleştikçe anladım: unutmak, kapıyı tam...
Günün kıyısında ağırlaşır gökyüzü, Bir pencere, içeriye sessizce bakar. Sokakların yorgun adımlarında Unutulmuş bir ışık kendini arar. Ben akşamı avuçlarımda t...
Kaldırım taşlarında biriken yağmur, Eski bir günü yeniden anlatır. Duvarlarda solgun afişler, Bir kentin kalbini sessizce yoklar. Bir otobüs geçer, camları buğ...
Bir dal uzanır içimizden dışarı, Kışın ortasında bile yeşil kalır. Adını koyamadığımız sevinç, Sessizce toprağın altında çoğalır. Bir gün açılır bütün kapılar,...
Bir ses kaldı uzak istasyonlarda, Trenlerin ardından sürüklenen. Ne tam bir veda, ne başlangıçtı; Rüzgârla yön değiştiren bir cümleydi. Şimdi geceleri onu düşü...
Gün, çatılardan ağır ağır çekildi, camların ardında çoğaldı sessizlik. Bir sokak lambası, unutulmuş bir sözü gecenin avucunda tuttu. Uzakta bir tren geçti, duy...
Masada duran haritanın kenarında kimsenin uğramadığı bir kasaba vardı. Adını silmişlerdi yıllar önce, yolları hâlâ birbirine bakıyordu. Bir fincan soğudu, penc...
Deniz, gece boyunca kıyıya ince bir ışık bırakıp çekildi. Kumlarda kalan parıltıya baktım, her dalga başka bir hatıraydı. Sabah yaklaşırken şehir uyandı, pence...
Öğle vakti, gölgeler kısaldı, şehir kendi sesine kapandı. Bir çocuk kaldırımda taşları saydı, bir kuş boşluğa kanat açtı. Akşam, bütün soruları susturdu, masal...
Perdeyi kaldıran rüzgâr, uzak bir kentin haberini getirir. Saksıdaki toprakta ince bir koku, mevsim değişirken ev de değişir. Kimse görmez, bir pencere önünde ...
Kalabalık, birbirine değmeden akar, her yüz kendi yağmurunu taşır. Tabelalarda çoğalan harfler gecenin yönünü karıştırır. Bir durakta bekler zaman, otobüsler g...
Bugün gökyüzü açık olsun, perdelerde yeni bir renk belirsin. Dün bıraktığımız kırgınlıklar kapının dışında biraz beklesin. Bir ekmek kokusu yayılsın sokağa, ko...
Sokağın ucunda ağırlaşır akşam, camlar kendi içine kapanır. Bir çocuk sesi geçer aradan, günün unutulmuş yerini hatırlatır. Masada soğuyan çayın yanında küçük ...
Pencereyi açtım, sabah içeri girmedi perdede kaldı göğün solgun izi masanın üstünde unutulmuş bir fincan benden önce uyanmış gibiydi. Koridorda eski bir ses do...
Deniz çekildi, taşlar göründü her biri başka bir suskunluk taşıdı kıyıya bırakılmış küçük bir saat zamanı değil, bekleyişi saydı. Bir çocuk geçti kumların üstü...