Yağmurdan Sonra Avlu
Yağmur çekilince avluda kırık bir ışık birikiyor. Duvarların nemli yüzünde öğleden kalma bir renk uyanıyor. Bir sandalye boş duruyor, üstünde tek bir yaprak. S...
En çok okunan ve ilgi gören şiirleri keşfet. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Yağmur çekilince avluda kırık bir ışık birikiyor. Duvarların nemli yüzünde öğleden kalma bir renk uyanıyor. Bir sandalye boş duruyor, üstünde tek bir yaprak. S...
Tren, karanlığı ikiye bölerek istasyonun dışına süzülüyor. Pencerelerde kısa hayatlar beliriyor; her yüz, başka bir sabaha kapalı. Rayların ritmi uzaklaştıkça ...
Akşam, camın ardında usulca büyür bir fincanın içinde kalan sıcaklık gibi; uzak çatılara konan ışık adını söylemeden eve döner. Ben, susmanın ince kenarında ka...
Yağmur, kaldırımlara eski bir harita çizer, insanlar şemsiyeleriyle yön değiştirir. Bir dükkânın sarı ışığında unutulmuş bir gül yeniden görünür. Sokak lambala...
Cebimde taşıdığım mavi bir düğme var, belki çocukluğumdan, belki yarından. Ne zaman karanlık çoğalsa onu avucumda sessizce çeviririm. Sonra gökyüzü genişler iç...
Yan yana oturduk, konuşmadan, masada soğuyan iki çayın yanında. Pencerenin önünden geçen kuş söylenmemiş cümleleri taşıdı. Sonra ellerimiz buluştu kısaca, uzun...
Akşam, şehirlerin adını unutur, camda solgun bir ışık kalır. Bir yol, kimsenin sormadığı yere uzanır, uzaklık kendi dilini arar. İnsan, cebinde küçük bir gökyü...
Saatler ağırlaşır masanın üzerinde, pencere geceye kapalıdır. Bir fincanın soğuyan yüzünde beklemek, ince bir iz bırakır. Sabah gelince hiçbir şey açıklanmaz; ...
Deniz, kıyıya aynı soruyla döner, taşlar cevap vermeyi öğrenmez. Bir çocuk, avucunda tuttuğu kabukta büyüyen uğultuyu dinler. Günün son ışığı çekilirken her yü...
Sokak lambaları yanar birer birer, karanlık adımların önünü açar. Bir evde ekmek bölünür, başka bir evde eski bir mektup saklanır. Dünya, büyük sözlerden önce ...
Akşam, peronun ucunda bekledi; raylar karanlığa ince bir çizgi çekti. Bir görevli kapıları saydı, şehir kendi sesini geriye çekti. Gidenlerin ardından kalan bo...
Masanın üzerinde soğumuş çay, gazetenin kıvrılmış köşesi durur. Dışarıda yağmur, kaldırımlara aynı soruyu tekrar tekrar sorar. Odaya giren solgun ışık, eşyalar...
Sokak boyunca kepenkler indi, camların ardında renkler söndü. Bir çocuk, elindeki balonla boş vitrinlere baktı, sonra döndü. Gece, tabelaların harflerini tek t...
Bahçede tek bir sandalye, güneşten açılmış ahşabıyla durur. Sabahları üzerine yaprak düşer, öğleden sonra gölgesi uzar. Kim oturdu, kim kalktı bilinmez; mevsim...
Akşam, kıyıya ağır bir kapı gibi iner, Tuz kokusu taşların arasında çoğalır. Uzakta bir fener, karanlığa küçük bir işaret, Geceyi susturmaz; yalnızca yönünü hat...
Toprak, yağmurun ardından derin bir nefes alır, Yapraklarda bekleyen damlalar ağırlaşır. Eski duvarın dibinde bir tohum uyanır, Kimsenin görmediği bir mevsime h...
Avucumda tuttuğum taş, soğuk bir cümle, İçinde yılların kapalı sesi var. Bir zamanlar suyun altında dönen bu parça, Şimdi cebimde, yolculuğuma eşlik eder. Her ...
Tren, karanlığı ikiye bölen uzun bir çizgi, Pencerelerde uyuyan yüzler geçip gider. Her istasyon, kısa bir soru gibi belirir, Sonra rayların uğultusunda kaybolu...
Akşam inerken bahçenin kıyısında nemli taşlar günün sesini saklar. Bir el, unutulmuş bir aleti kaldırır; toprak, avuçta ağırlaşan bir anı gibi. Uzakta tren geç...
Deniz, evin duvarlarına tuz bırakır, pencerelerde solgun bir ışık büyür. İçeride eski bir sandalye bekler; sanki biri birazdan dönecekmiş gibi. Kıyıda yürüyenl...
Don çözülür, çitin dibinde ince bir su yolu açılır. Günlerdir susan dallar ufka doğru küçük işaretler verir. Bir kapı önünde eski ayakkabılar, çamurla kaplı, f...
Yol kenarında duran taşın üzerinde yağmurun açtığı soluk çizgiler var. Kimse adını okumuyor artık, ama rüzgâr her geçişinde onu yeniden anlatıyor. Ben de durup...
Akşam, taş duvarlara bıraktı gölgesini, Bir saat sustu, kimse dönüp bakmadı. Sokak lambası, gecenin cebinde eski bir anahtar gibi parladı. Uzakta bir tren, zam...
Haritanın kenarında ince bir çizgi, Deniz sanılır, oysa suskunluktur. Bir adım daha atsan geçmişe, ayağının altında değişir yönler. Evler uzakta, diller birbir...