Taşın Hafızası
Bir taşın içinde uyur eski bir yol, kimse geçmez artık, izleri kalır. Güneş, suskun yüzünü çevirirken zaman kendi gölgesini arar. Ben o taşa bir soru...
Bir taşın içinde uyur eski bir yol, kimse geçmez artık, izleri kalır. Güneş, suskun yüzünü çevirirken zaman kendi gölgesini arar. Ben o taşa bir soru...
Pencereyi açtım; şehir içeri girdi, uzak lambalar, yorgun kuşlar, uykusunu kaybetmiş bir meydan ve adını unutan insanlar. Gece, masanın üzerine eğild...
Kum, görünmeyen bir nehir gibi iki cam oda arasında aktı. Her tanesi başka bir mevsim, her sessizlik başka bir başlangıçtı. Saat durduğunda anladım: ...
Uzak bir evin ışığı yanıyordu, kapısında kimsenin bilmediği bir isim. Rüzgâr, duvarlara eski bir haber ve pencerelere solgun bir deniz taşıdı. İçeri ...
Yolları silip yeniden çizdim, nehirleri avuç içime taşıdım. Her sınır, biraz korkudan yapılmıştı, her boşluk, saklı bir gökyüzünden. Sonra adımı unut...