Kentin Uzak Lambaları
Gece, kentin kıyısına sessizce iner, Bir pencere açık kalır rüzgâra. İçeride eski bir saat yürür, Dışarıda yol uzar sabaha. Bir çocuk yüzü geçer aklı...
Gece, kentin kıyısına sessizce iner, Bir pencere açık kalır rüzgâra. İçeride eski bir saat yürür, Dışarıda yol uzar sabaha. Bir çocuk yüzü geçer aklı...
Yağmur değince suskun taşlara, Bir eski ses uyanır toprağın altında. Kökler birbirine haber taşır, Mevsimlerin saklı zamanında. Bir avuç toprak al el...
Peronda ince bir akşam buğusu, Raylarda uyur paslı bir parıltı. Gidenlerin ardından kalanlar, Ceplerinde taşır yarım bir şarkıyı. Tren görünmez, zama...
Denize bakan küçük bir ev, Akşamı mavi perdelerle karşılar. Sofrada iki tabak, bir ekmek, Duvarlarda yıllanmış hatıralar. Dalgalar kıyıya adını bırak...
Sabahın ilk kuşlarıyla kalktım, Ayakkabımda gece tozu vardı. Bir yol çizdim göğün altına, Her adımda başka bir sabır vardı. Uzakta bir tepe ışıklandı...