Nehir Kıyısında Bir Sabah
Sabah, sisin içinden ağır ağır doğarken Nehir eski bir sırrı taşır kıyıya. Söğüt dallarında uyuyan serinlik, Bir kuş sesiyle çözülür sessizliğe. Uzak...
Sabah, sisin içinden ağır ağır doğarken Nehir eski bir sırrı taşır kıyıya. Söğüt dallarında uyuyan serinlik, Bir kuş sesiyle çözülür sessizliğe. Uzak...
Pencereyi açtım; rüzgâr içeri girdi, Perdelerde uzak yolların izi. Duvarlar küçüldü, gökyüzü büyüdü, Bir kalbe sığdı dünyanın denizi. Ne zincir ister...
Akşam, bahçeye mor bir gölge serdi, Güller günün yorgunluğunu sakladı. Taş yolda unutulmuş küçük bir iz, Geçip giden yılları hatırlattı. Bir sandalye...
Kırdaki evin çatısında yağmur, Penceresinde sarı bir ışık vardı. Dışarıda yol uzarken karanlığa, İçeride bir fincan sıcaklık kaldı. Bir masa, iki san...
Sana yazdığım mektup yola çıkmadı, Masanın üzerinde sabaha kadar bekledi. Mürekkep kurudu, kandil söndü, Ama içimdeki cümleler tükenmedi. Belki uzakl...