Geceye Açılan Pencere
Pencereyi araladım, şehir içeri girdi, uzakta bir tramvay, uykusunu sürükledi. Masanın üzerindeki saat sustu birden; zaman, karanlıkta kendine yer ara...
Pencereyi araladım, şehir içeri girdi, uzakta bir tramvay, uykusunu sürükledi. Masanın üzerindeki saat sustu birden; zaman, karanlıkta kendine yer ara...
Bir harita buldum eski bir kitabın içinde, nehirler mavi değil, suskun çizgilerdi. Kenarında kimsenin gitmediği bir ülke, kalem ucuyla dünyadan ayrılı...
Sessizliğin cebinde küçük bir anahtar vardı, kimse fark etmeden avucuma bıraktı onu. Kapısı görünmeyen odalar düşündüm, içlerinde bekleyen eski sesler...
Kâğıtlar uçmadı, yalnızca yer değiştirdi, bir cümle pencereye, biri lambaya yaklaştı. Rüzgâr odada görünmeden dolaşırken eski bir düşünce yeniden solu...
Sabah perdeyi kaldırdı, oda aydınlandı, ama gece bir köşede kalmayı sürdürdü. Çayın buharında beliren kısa şekiller, unutulmuş bir konuşmayı hatırlatt...