Sessiz Haritanın Kıyısında
Akşam, katlanmış bir harita gibi durdu masada Bir köşesinde çocukluğumun silik gölgesi, Diğerinde adını bilmediğim yollar vardı. Rüzgâr, sınır taşlar...
Akşam, katlanmış bir harita gibi durdu masada Bir köşesinde çocukluğumun silik gölgesi, Diğerinde adını bilmediğim yollar vardı. Rüzgâr, sınır taşlar...
Kapıyı açınca koridor uzadı Duvarlarda kimsenin çekmediği fotoğraflar, Pencerede dönmeyi bekleyen bir kuş vardı. Bir fincan su bıraktım masanın üzeri...
Şehrin üstünde dolaşan rüzgâr Her sokağa başka bir isim verdi. Ben, unuttuğum bir adı avuçlarımda ısıttım. Uzak tepeler kararmaya başladığında Sesler...
Yolculuk başlamadan önce Ayakkabılarımı kapının önüne koydum. Her eşya, geride kalacak bir cümleydi. İstasyonda bekleyen tren suskundu Camlarında çoğ...
Karanlık toprağı örttü, fakat onu susturmadı Derinlerde görünmeyen bir hazırlık vardı. Bir avuç yağmur, bekleyişe omuz verdi. Sabah geldiğinde kimse ...