Belleğin Sessiz Odası
Bir fincanın kıyısında bekler eski bir akşam, Perdeden süzülen ışık, adı konmamış bir çağ. Dokunduğum her eşya, uzak bir kapı aralar, Zaman, suskun bi...
Bir fincanın kıyısında bekler eski bir akşam, Perdeden süzülen ışık, adı konmamış bir çağ. Dokunduğum her eşya, uzak bir kapı aralar, Zaman, suskun bi...
Bahçede her çiçek başka bir saati saklar, Kimi sabahın serinliğini, kimi akşamın rengini. Yürürken ayaklarım toprağa değil, Unutulmuş günlerin yumuşak...
Gece, karşı evin camında küçük bir ışık, Kimin beklediğini bilmeden içimi ısıtır. Şehir susar; yalnızca kaldırımlar konuşur, Adımların yankısı eski bi...
Bir ezgi dolaşır boş odanın içinde, Sözleri yoktur, yine de tanıdık gelir. Duvarlarda asılı gölgeler kıpırdar, Sessizlik, geçmişten kalan notaları taş...
Gün, çatılardan ağır ağır çekilir, Duvarlarda solgun bir altın rengi kalır. Bir sandalye, bir kitap, yarım kalmış su; Her şey bekleyişin dilini öğreni...