Yolun Kıyısında
Akşam, eski bir tabelayı susturur, Uzakta bir tren ağır ağır geçer. Bir yolcu avucunda küçük bir ışık, Gittiği yere kendini de götürür. Kaldırım taşl...
Akşam, eski bir tabelayı susturur, Uzakta bir tren ağır ağır geçer. Bir yolcu avucunda küçük bir ışık, Gittiği yere kendini de götürür. Kaldırım taşl...
Duvarın gölgesinde durmuş saat, Kimsenin duymadığı bir vakti sayar. Masanın üstünde yarım bir mektup, Sessizliğin içinde yavaşça kararır. Sabah olunc...
Bir nar durur pencere önünde, Kabuğunda yazdan kalma kızıllık. Dışarıda acele eden insanlar, İçeride dinlenen bir yalnızlık. Akşam, odaya yumuşakça i...
Köprünün altında bulanık su, Kıyıda unutulmuş bir sandal. Şehir, omuzlarında ağır bir günle, Kendi sesine arar bir cevap. Adımlar çoğalır, akşam ince...
Bahçede kimse yok, yalnız rüzgâr, Yaprakların dilini birbirine taşır. Taş duvarın dibinde küçük bir filiz, Toprağın sabrını usulca aşar. Gün batınca ...