Kentin Unuttuğu Saat
Akşam, eski bir tabelanın altında kendine dar bir gölge arıyor. Bir tramvay geçiyor içimizden, kimse nereye vardığını bilmiyor. Pencerelerde çoğalan ...
Akşam, eski bir tabelanın altında kendine dar bir gölge arıyor. Bir tramvay geçiyor içimizden, kimse nereye vardığını bilmiyor. Pencerelerde çoğalan ...
Bir tren bekliyor içimde, rayları yosun, tabelası silik. Gelen her yolcu biraz rüzgâr, giden her yolcu biraz eksiklik. Sabahın ilk ışığı düşünce boş ...
Yağmur, camda ince bir yazı hangi dilde olduğunu bilmediğim. Sokak lambası titreyerek okuyor, gece kendini yeniden siliyor. Masada soğuyan bir fincan...
Deniz çekilince taşlar konuştu, her biri başka bir sabaha değmiş. Kıyıda kalan sesimi buldum, tuzla ve rüzgârla değişmiş. Uzakta bir tekne küçüldü, g...
Gecenin açık penceresinden bir yaprak girdi, bir de serinlik. Odada uyuyan eşyalar sanki biliyordu bütün eksikliği. Sabah olmadan önce şehir kendi ka...