Boş Peron
Akşam, istasyonun taşlarına usulca çöker Bir tren geçer, kimse el sallamaz Beklemekten yorulmuş saat Duvarın içinde sessizce donar Ben yine aynı bank...
Akşam, istasyonun taşlarına usulca çöker Bir tren geçer, kimse el sallamaz Beklemekten yorulmuş saat Duvarın içinde sessizce donar Ben yine aynı bank...
Pencereyi açınca avlu görünür Ortada suskun bir sandalye Günün bütün sesleri duvarlara çarpar Sonra kendilerine döner Bir kedi geçer gölgelerin arası...
Sokak lambası, ıslak kaldırımda Kendine benzeyen ikinci bir ışık arar Geceyi tutan eller yoktur artık Şehir, uyumayı unutmuş bir yüzdür Bir dükkânın ...
Masada duran eski anahtar Hiçbir kapıyı açmıyor şimdi Yine de atamıyorum onu Geçmiş, küçük nesnelerde ağırlaşır Bir çekmeceyi karıştırırken Unutulmuş...
Gün doğmadan önce şehir Kendi boşluğunu yoklar Fırınlardan yükselen sıcaklık Soğuk kaldırımlara bir söz bırakır Ben kapının eşiğinde beklerim Ne içer...