Akşamın Eşiğinde
Günün yorgun ışığı iner taş duvara, Bir kapı aralanır, içeride sessizlik. Uzakta duman tüter, tarlalar kararır, Eller ekmek kokar, yüzlerde bekleyiş. Yolun kıy...
Türkçe şiirleri tarayıcı üzerinden sesli dinle. Sevdiğin şiiri açmadan önce listeden dinlemeye başlayabilirsin. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Günün yorgun ışığı iner taş duvara, Bir kapı aralanır, içeride sessizlik. Uzakta duman tüter, tarlalar kararır, Eller ekmek kokar, yüzlerde bekleyiş. Yolun kıy...
Denize bakar eski evin penceresi, Boyası dökülmüş, sesi kalmış içeride. Bir çocuk büyür duvarların gölgesinde, Adını bilmediği yolları düşleyerek. Rüzgâr, çatı...
Sabah erkenden bölündü şehir, Kepenkler, ayak sesleri, sıcak simit kokusu. Birinin cebinde yarım bir umut, Ötekinin avucunda çoğalan cesaret. Gün uzundu, gölge...
Sırtında eski bir çanta, Dağlara doğru çıktı yolcu. Ardında kalan köyün sesleri Bir dere gibi aktı içinde. Doruklarda hava inceydi, Bulutlar yere yakın duruyor...
Uzun sürdü karın suskunluğu, Pencerelerde buğu, çatılarda beyaz. Bir soba çevresinde toplandı eller, Herkes kendi hikâyesini ısıttı. Sonra ince bir su yürüdü t...
Sokak lambası yanınca uzun bir gün çekilir cebinden, ellerinde ekmek kokusu taşıyanlar sessizce evlerine döner. Bir pencere açılır karşıda, çay buharı yükselir...
Peronda bir bavul susar, rayların ucunda dağınık bir ışık. Beklemek, zamanın ağır yüzüdür; herkes kendi haberini taşır. Tren gelmeden önce kuşlar yer değiştiri...
Çocuğun avucunda mavi bir taş, dünyadan kalmış küçük bir sır. Bahçenin duvarı boyunca öğleden sonra ağır ağır yürür. Annesi seslenir içeriden, sofra hazır, gök...
Kaldırımda biriken suda binalar tersine döner. Eski afişler duvarlarda ıslak bir hafıza gibi bekler. Bir simitçi örtüsünü toplar, bir kedi saçak altından çıkar...
Fabrikanın camlarında gece, sarı bir gölge gibi durur. Saatler ilerledikçe makineler insan sesine yaklaşır. Sabah olduğunda kapılar açılır, uykusuz yüzler ışığ...
Gece, masanın üstünde unutulmuş bir mektup gibi sessizce katlandı duvarların gölgesinde. Bir pencere araladım, içeriye serinlik değil, uzakta yürüyenlerin karar...
Kaldırımlarda birbirine değmeden yürüyen binlerce düşünce vardı bugün. Her yüz, kendi sessizliğini taşıyor, her adım biraz daha uzaklaştırıyordu evleri. Sonra ...
Bir ses kaldı eski bir avluda, adını koyamadığım bir mevsimden. Kapılar kapandı, yollar değişti, ama yankısı eksilmedi içimden. Şimdi ne zaman uzaklara baksam ...
Yağmur dindi, çatılarda ince bir parıltı kaldı, toprak uzun bir uykudan uyandı. Sokakların yüzünde yıkanmış bir bekleyiş, ağaçların dallarında yeni bir başlangı...
Deniz, akşamın koyu rengine bürünürken kıyıda bekleyenler çoğaldı. Her biri başka bir yoldan gelmiş, ama aynı ufka bakıyordu. Bir tekne uzaklaştı, ardından ses...
Sabah, cebinde buruşturulmuş bir gökyüzüyle iner sokağa Fırın önünde bekleyenler sessizce çoğalır Bir kedi, geceden kalan düşü patisiyle düzeltir Kaldırım bütün...
İnce belli bardakta yükselen buhar Mutfağın tavanına küçük bir ev çizer Pencere kenarında unutulmuş ekmek kırıntıları Sabahın en yavaş haberini taşır Bir kaşık...
Bugün saate biraz geç kalacağım Çünkü gökyüzü önümden geçti Bir bulutun cebinden düşen yağmuru Yerine koymadan yürümek istemiyorum Bana herkes hızlan diyor, yo...
Üçüncü katta bir tencere kapağı kapanır Beşinci katta çocuk kahkahası çoğalır Girişte unutulmuş bir şemsiye Yağmurdan daha yorgun görünür Asansör, katlar arası...
Yarın, masanın üstünde unutulmuş bir kâğıt gibi Bizi bekleyecek; acele etmeden, kızmadan Üzerine ne yazacağımızı bilmiyorsak Kalemimizi pencereye bırakacağız B...
Akşam, eski evlerin duvarlarına ağır bir gölge bırakır Pencerelerde unutulmuş yüzler, dönmeyi bekleyen yollar vardır Bir saat durur; yine de odalar geçmişi anla...
Nehir, kıyıya vuran her dalgayla başka bir sabah taşır Suyun yüzünde çocukluk, uzak bir ışık gibi titrer Köprüden geçen tren, geride suskun bir yankı bırakır B...
Kırmızı toprak, yağmurdan sonra eski bir mektup gibi kokar Çıplak ağaçlar gökyüzüne uzun sorular yöneltir Uzakta bir kapı açılır, fakat kimse içeri girmez Yol ...
Gece, masanın üzerindeki lambayı tek tanık seçer Duvarlarda dolaşan gölgeler, eski kararları hatırlatır Bir fincan soğur; bekleyişin sesi duyulmaz Dışarıda rüz...