Kıyıya Bırakılan Mektup
Sana denizden söz etmeyeceğim, çünkü her dalga başka bir cümle. Kıyıya bıraktığım bu kâğıt, yolunu rüzgârdan önce bulsun. Belki bir gün, bilmediğin bir kentte, cebine dokunur tuz kokusu. O zaman anla...
Sana denizden söz etmeyeceğim, çünkü her dalga başka bir cümle. Kıyıya bıraktığım bu kâğıt, yolunu rüzgârdan önce bulsun. Belki bir gün, bilmediğin bir kentte, cebine dokunur tuz kokusu. O zaman anla...
Raylar karanlığı ikiye böldü, camda yüzüm, geride kalan evler. Her istasyon başka bir ihtimal, her düdük biraz daha uzak bir ses. Yan koltukta uyuyan çocuğun rüyası ışıklardan hızlıydı. Ben sabaha do...
Kapının önünde bekleyen rüzgâr İçeri girmek için izin istemez Bir yanım dünün sesine tutunur Bir yanım yarına açılan eşiği gözetler Geçmek kolay değildir bazı kapılardan Ardında kalan, insanın kendis...
Deniz çekilince taşlar ortaya çıktı, her biri başka bir zamandan kalmış. Elimi uzatmadım; bazı hatıralar dokunulmadan da ağırlaşır. Uzakta bir tekne küçüldü, gökyüzüyle su arasında kayboldu. Kıyıda k...
Bir adım atılır sessiz sabahla, Dertlerin sesine kulak vererek; Gönülden uzanan küçük bir iyilik, Karanlık sokakları gün ederek. Ne makam kalır geride ne övgü, İz bırakır yalnız faydalı eller; İnsan,...
Yağmur dindi, taşların alnında serinlik, Dükkan camlarında bulanık bir gökyüzü kaldı. Bir çocuk, su birikintisine basıp güldü, Şehir, kısa bir an için kendini unuttu. Duvar diplerinde yeşerdi unutulm...
Kalabalık caddeler geçer içimizden, Her yüz başka bir kapı, başka bir soru. Bir çocuk, göğe kaldırır elini; Bulutlar biraz daha yaklaşır. Sonra bütün sesler uzaklaşır, Bir taşın üzerinde dinlenir zam...
Adını bir kâğıda yazıp çekmecenin en altına koydum. Sonra her sabah başka bir şey arıyormuş gibi o çekmeceyi açtım. Unutmak böyle bir şey olmalı, aynı yere dönüp başka biri sanmak kendini. Yine de ba...
Duvarın gölgesinde ağırlaştı zaman, Saatler aynı yere baktı bütün gün. Bir fincan soğudu masanın üzerinde, Söylenmeyen sözler büyüdü içimde. Sonra pencereden ince bir yağmur indi, Tozlu taşlara yeni ...
Bir tren geçti gecenin içinden, Pencerelerinde yorgun yüzler vardı. Her yüz başka bir ev arıyordu, Her elinde geçmişten bir parça. İstasyon sustu tren gidince, Raylarda ince bir titreşim kaldı. Bazen...
Ne taşkın bir rüzgâr ol, Ne kıyıda unutulmuş bir gölge. Adımını ölç, kalbini dinle, Denge kurulur sessizce. Cesaret korkunun yokluğu değil, Korkuya rağmen seçilen yön. İnsan kendini aşarken bulur, İç...
Bir masa çevresinde toplanır düşünceler, Kadehlerde çoğalan sorular gibi. Sevgi, yalnızca bir bakış değildir; Bizi kendimizden çıkaran uzun bir yoldur. Her söz, başka bir söze kapı açar, Sessizlik bi...
Bahçede kimsenin oturmadığı bir sandalye, Sabahları güneşle birlikte yer değiştirirdi. Onu kimse taşımadığını söylerdi herkes, Yine de akşam başka bir köşede bulurlardı. Üzerine düşen yapraklar birik...
Söylenmemiş cümleler birikir masanın kenarında, soğuyan çay gibi; her biri başka bir sabah bekler. Gece, kırık sesleri sakince toplar, karanlığın içinden bir yol açar ve suskunluğa küçük bir pencere ...
Sana yazdığım mektup masamda bekliyor Her kelime, içimde başka bir kapı açıyor Göndermeye elim varmadı yine bu gece Bazı vedalar sığmıyor hiçbir cümleye Belki okursun diye sakladım yıllarca Bir avuç ...
Söylenmemiş sözleri masanın üstünde bıraktım Yanına bir bardak su, bir de açık pencere Belki gece onları benden daha iyi anlar Belki sabah başka türlü söyler Ay, boş odalara ince bir sabır dağıttı Du...
Bir pencere kenarında akşamı bekler şehir Duvarlarda eski günler, masalarda ince keder Cebimde birkaç fotoğraf, dilimde yarım dua Gurbet dediğin, insanın kendine uzak kalması ya Bir gün döner miyim b...
Cebimde katlanmış bir kâğıt Üzerinde okunmamış şehir adları Hangi istasyonda inse insan Kendine biraz daha yaklaşır Trenler geçer, camlarda yüzler çoğalır Her yüz başka bir evin ışığını taşır Ben dön...
Akşam iner, taşlı yolda gölgeler uzar, Bir çeşme susar, uzaklarda bir ışık yanar. Avucumda toprak, içimde eski bir ses, Yol dediğin bazen dönüş, bazen nefes. Köyün üstünde ince bir duman yükselir, Gü...
Dağın ardı kızıl, dere gümüşlenir Kekik kokusuyla uyanır yamaçlar Bir ince türküyle gönül neşelenir Uzakta görünür dumanlı ağaçlar Çeşme başı serin, gölge uzun bugün Yolcuya yoldaş olur kuşun sesi Gö...