Ortak Ufuk
Ayrı yollardan gelen ayak sesleri Bir meydanda buluşur akşamüstü. Kimi elinde kitap, kimi emek, Hepsinde yarına dönük bir yüz. Bir ülke yalnız sınırdan ibaret ...
Kısa, sade ve hızlı okunabilir şiirleri keşfet. Bu bölümde 2.499 şiir listelenir.
Ayrı yollardan gelen ayak sesleri Bir meydanda buluşur akşamüstü. Kimi elinde kitap, kimi emek, Hepsinde yarına dönük bir yüz. Bir ülke yalnız sınırdan ibaret ...
Köklerimden geçen suyu bilirim, yıllar, gövdemde ince halkalar. Her gelen biraz gölge bırakır, her giden dallarımda bir kuş kadar. Rüzgâr adımı sormaz hiçbir a...
Sabah, denizin omzuna bıraktı rengini, uzak tekneler küçüldü göğün altında. Bir martı, rüzgârın boş sayfasına tek cümlelik bir sevinç yazdı. Kumda kalan ayak i...
Taşların içinde ağır bir zaman, toprağın altında uykuda tohumlar. Bir şehrin gürültüsünden geçerken uzakta atan kalbi duyar insan. Gece, pencerelere mavi bir s...
Bir kapı aradım uzun gecede, anahtar sandığım şey elimde eridi. Meğer duvar dediğim sessizlikmiş, içimde açılan yolu kimse görmedi. Bir adım attım, gölgem geri...
Bir avuç sabır ektim gönlüme, önce taş çıktı, sonra ince bir filiz. Rüzgâr, kırılmış dalları okşadı; her yara içinde saklıydı biraz deniz. Bana geleni misafir ...
Günün yorgun ışığı çekilirken evlerden, bir fincan çay soğur masanın kenarında. İnsan, en çok sustuğu yerde büyütür sözünü, kalır kendi kalbinin daralan odasınd...
Akşam, rayların üzerine eğildi Bir tren sessizce gölge taşıdı Ben elimde yarım kalmış bir mektup Gidenlerin ardından ışığı saydım Sabah olunca şehir değişmedi ...
Toprak, yağmurdan önce konuşur Köklerde saklanan eski bir sabırla Bir avuç ekmek kadar sade Bir gökyüzü kadar geniştir sözü Eller birbirine değince Karanlık, y...
Deniz, kıyıya mavi bir haber bıraktı Kimse okumadı hemen Çünkü herkesin içinde Başka bir yola açılan kapı vardı Gün batarken eller çoğaldı Beklemek yalnızlığın...
Gece uzun sürdü, biliyorum Ama pencerelerde ışık çoğalıyor Her evden yükselen küçük ses Büyük bir sabahı çağırıyor Yolların sonunda değil yalnız Adımların aras...
Bugün senden haber gelmedi Yine de masada iki sandalye durdu Biri sessizliğe ayrılmıştı Biri dönme ihtimaline Pencereyi açtım, rüzgâr geldi Uzak şehirlerin kok...
Masanın kenarında unutulmuş bir akşam Çay soğuyor, saat acele etmiyor Sen gülünce odanın bütün eşyası Kendine başka bir ad buluyor Sokağa çıktık, yağmur fikrin...
Kırmızı bir defter vardı masada İçinde yazılmamış cümleler uyurdu Birini açtım, içinden sen çıktın Birini kapattım, akşam büyüdü Bazı sözcükler kapı gibidir Ar...
Kalabalıkta yürüdüm, kimse fark etmedi Bir bulut omzuma kısa süre kondu Seni düşünmek böyle bir şeydi Gürültüde bile içten içe duyuldu Bir dükkân ışığını erken...
Cümlem bitmedi, çünkü akşam vardı Sözün ucunda bekleyen bir kapı gibi Bir bakışın, bütün virgülleri dağıttı Dünya sustu, anlam çoğaldı Sonra uzak bir tren duyu...
Pencerenin önünde küçük bir çiçek Soğuktan değil, alışkanlıktan titredi Sen gelince odanın havası değişti Kış, adını unuttu birdenbire Bir fincanı iki elimizle...
Çay koydum, dünya biraz düzeldi Kaşık bardağa küçük bir haber verdi Bugün de devrilmedik ya dostlar Buna da hayat denir, hem de demlisi Pencere açık, dertler i...
Sokağın kedisi kapıya dayandı Belli ki dünyayla bir hesabı vardı Bir parça ekmek verdim, yüzü değişti Demek bazı meseleler karınla başlardı Sonra güneşe uzandı...
Bir masa kurduk, dört sandalye eksikti Eksik olanlar yine de bizimleydi Biri anıda, biri kapı sesinde Biri de susmanın en güzel yerindeydi Gece uzadı, hesap şa...
Yol kenarında bir tabela vardı Ok yönünü değil, sabrı gösteriyordu Ben yanlış yere sapmış olabilirim Ama manzara fena sayılmıyordu Bir kamyon geçti, rüzgâr bır...
Bugünlük bütün dertleri erteledim Yarınla aramızda sağlam bir anlaşma var Bir ekmek aldım, eve döndüm Dünya hâlâ dönüyorsa, umut da döner Akşamı cebimde taşıdı...
Kapıda kaldı iki gölge Biri senindi, biri benim İçeri girsek değişirdi dünya Dışarıda kalsak da öyle Bir eşik bazen ev değildir İki kararın arasındaki sessizli...
Yanımdaydın, ulaşamadım Uzakta değildin, eksiktin Bir cümlenin içinde durduk İkimiz de başka yere baktık Sonra elin elime değdi Mesafe kendinden utandı Bazı yo...