Sessiz Bir Sabahın Ardından
Gecenin kıyısında bekleyen şehir, Bir avuç ışıkla yeniden uyanır. Kırılmış taşların arasından bile İnsanın umudu yolunu bulur. Rüzgâr, eski duvarlara dokunur, ...
Kısa, sade ve hızlı okunabilir şiirleri keşfet. Bu bölümde 2.499 şiir listelenir.
Gecenin kıyısında bekleyen şehir, Bir avuç ışıkla yeniden uyanır. Kırılmış taşların arasından bile İnsanın umudu yolunu bulur. Rüzgâr, eski duvarlara dokunur, ...
Kalabalık susunca duyulur bazen İçimizde büyüyen ince bir ses. Ne övgü ister ne de yüksek bir kürsü, Yalnızca doğruya dönmemizi bekler. Bir kararın gölgesinde ...
Bir kıyıda geçmişin izleri, Öte kıyıda henüz doğmamış gün. Aramızda derin sular olsa da Bir kelimeyle yaklaşır insan insana. Taş taş üstüne konur sabırla, Köpr...
Bir kuş yükselir dar bir pencereden, Gökyüzü kanatlarına sığmaz. Duvarlar yerinde kalsa bile İçindeki yol artık kapanmaz. Özgürlük, yalnız açık kapı değil, Kor...
Yeşil tepelerde akşam inerken, Nehir, geçmişi sessizce taşır. Her evin penceresinde küçük bir ışık, Yarına bırakılmış sıcak bir işarettir. Dileğim; çocukların ...
Akşam iner, taş duvarlar renk değiştirir Bir pencere, uzak bir ışığı saklar Sokakların yorgun adımlarında Günün unutulmuş sesi dolaşır Bir avuç gökyüzü kalır a...
Gece boyunca susan yollar Sabahın ilk nefesiyle parlar Karanlıktan kalan gölgeler Duvar diplerinde yavaşça dağılır Bir kuş yükselir çatılardan Kanadında ince b...
Bize bırakılan yalnızca toprak değil Bir ses, bir bakış, eski bir söz Zamanın avuçlarında büyüyen Görünmez bir iyilik var Onu taşırız sessizce yarına Adını koy...
Uzakta kalan evlerin dumanı Akşamın mavisine karışır Bir isim yankılanır içimizde Yollar susar, kalp konuşur Gurbet yalnız mesafe değildir Bazen aynı odada büy...
Her yol bir işaret bırakır Kimi taşta, kimi hatırada Yürüyen bilir: uzaklık değil Adımın yönüdür asıl mesele Rüzgâr değişir, mevsim döner Bazı kapılar ardında ...
Sokaklar sessizliğini taşır avuçlarında Bir pencere açılır, göğe değmeden önce Uzakta eski bir ezan gibi aydınlık Kırık duvarlardan geçer evlerin içine İnsan, ...
Yolumu çizmedim rüzgârın üstüne Çünkü yönler değişir, taşlar yerinden oynar Bir avuç toprak sakladım cebimde Dönüşün işareti olsun diye bana Gece, yıldızları e...
İçimde taş döşeli bir avlu var Gün ışığı oraya geç düşer Duvarlarında çocukluğumun sesi Eski bir çeşme gibi ince ince tüter Her akşam gölgeler toplanır kapıda ...
Köklerimden geçen suyu kimse bilmez Toprağın altında uzun bir bekleyiştir bu Dallarımda mevsimler değişir durur Her yaprak, göğe yazılmış kısa bir mektup Kuşla...
Söylenmemiş sözler birikir masada Bir fincanın soğuyan buğusunda İnsan bazen susarak korur En derin yerini kendi yarasının Gece, ağır adımlarla geçer odadan Pe...
Akşam, taş duvarlara yavaşça iner, Bir pencere kendine ışık arar. Sokakların sustuğu yerde İçimizde uzun bir yol başlar. Uzakta kalan tepeler kadar sessiz Bir ...
Tozlu bir yolda bıraktık gölgemizi, Adımlarımız taşlara emanet kaldı. Her dönemeçte başka bir sabah Ufkun kıyısından bize el salladı. Bir su sesi duyuldu gecel...
Gün, perdelerin arasından süzülür, Eski bir sandalyede bekler zaman. Bir fincanın soğuyan sessizliğinde Kendimizi dinleriz usulca. Dışarıda kuşlar yön değiştir...
Gece, çatılara ağır bir örtü serdi, Sokak lambaları nöbet tuttu. Kimse bilmedi içimizden geçen O ince, kararlı ışığı. Sonra gökyüzü maviyi hatırladı, Duvarlard...
Bir taş aldım yol kenarından, Yılların suskunluğu vardı içinde. Yağmurlar geçmiş üzerinden, Güneş iz bırakmış yüzünde. Onu avucumda taşıdım bir süre, Sanki esk...
Akşam, taş duvarlara ağır bir sessizlik bırakır Sokak lambaları yorgun birer nöbetçi gibi yanar Bir pencerenin ardında büyür bekleyiş Yolun sonunda görünmeyen ...
Masada açık duran kâğıt Henüz söylenmemiş sözlerin ülkesidir Kalem, uzak bir ufka doğru yürür Bir cümle kurulur; karanlık geriye çekilir Boşluk, anlamla dolmay...
Geceden kalan gölgeler avluda bekler Gökyüzü, ince bir maviyle kendini yeniler Bir kuş, sessizliği bölmeden yükselir Kapının önünde duran insan Dünün ağırlığın...
Duvarın içinde eski bir ses saklıdır Rüzgâr geçtikçe yeniden duyulur Zaman, her şeyi silmez; bazı izleri derinleştirir Bir el taşın yüzüne dokunur Geçmişle bug...