Yarın İçin Bir Oda
Boş bir odada sandalye, masa ve güneş, perdeden içeri sessizce yerleşir. Dün taşınmış olsa da duvarlardan, bugün kendine yeni bir ad seçer. Bir defter açılır, ...
Kısa, sade ve hızlı okunabilir şiirleri keşfet. Bu bölümde 2.499 şiir listelenir.
Boş bir odada sandalye, masa ve güneş, perdeden içeri sessizce yerleşir. Dün taşınmış olsa da duvarlardan, bugün kendine yeni bir ad seçer. Bir defter açılır, ...
Köşe başında simitçi, otobüs, yağmur, aynı sabahın farklı yüzlerini taşır. Bir dükkân kepengini kaldırırken şehir, derin bir nefes alır. Köprü altında uyuyan d...
Bir mum yakılır en küçük masada, oda birden genişler, duvarlar uzaklaşır. Karanlık kaybolmaz belki bütünüyle, ama herkes yüzünü görmeye başlar. Işık tek başına...
Masanın üzerinde katlanmış bir gökyüzü duruyor Mavi değil artık, yolculuklardan kalma çizgilerle dolu Bir çocuk parmağıyla bulutların yerini değiştiriyor Dışar...
Konuşulmayan sözler duvarlarda ince izler bırakır Bir evin odaları, unutulmuş cümlelerle birbirine bağlanır Kapı koluna dokunan el, geçmişi uyandırmamaya çalışı...
Geceyi betonun gölgesinde geçiren nehir İlk ışıkla birlikte yüzünü yavaşça açıyor Kıyıda unutulmuş bir ayakkabı, yolculuğun tanığı Bir kuş, paslı korkuluğa kon...
Bir odada üç kişi, farklı yönlere bakan üç yüz Masada soğuyan çay ve söylenmemiş bir özür Dışarıda yağmur, çatılara eşit bir ses dağıtıyor Derken biri perdeyi ...
Sokak lambaları, uykusuz yüzlere sarı bir sabır bırakıyor Bir otobüs geçiyor; camlarında bölünmüş hayatlar Kaldırım, gün boyunca taşınan bütün soruları saklıyor...
İçimde bir oda var, penceresi sabaha değil, uzak bir düşüncenin kıyısına açılır. Duvarlarda eski sesler asılı, her biri adımı başka söyler; ben, kapının eşiğin...
Günleri masanın üzerine serdim, ince kâğıtlar gibi titriyorlardı. Dün, bugünün cebinden çıktı; yarınsa hâlâ katlı duruyordu. Bir tarih çizdim boşluğa, sonra si...
Mektubu yazdım, göndermedim; karanlık daha iyi bir alıcıydı. Her cümle, içimde saklanan küçük bir ışığı taşıyordu. Sabah olunca kâğıt soğudu, kelimeler yerini ...
Ayakkabılarımı kapının önünde bıraktım, yolun nereye gittiğini bilmeden. Taşlar, ayak izlerimi değil, tereddütlerimi saklıyordu. Uzakta sade bir ışık vardı; ne...
Yağmur cama vurdu, evdeki eşyalar sustu. Bir fincanın kenarında akşamın ince gölgesi durdu. Dışarıda şehir yıkanıyordu, içeride anılar çoğalıyordu. Her damla b...
Sabah, duvarın kıyısına ince bir ışık bırakır Gece boyunca susan odalar yeniden nefes alır Bir pencere açılır içimde, kimsenin görmediği Ve dünya, adımı söyleme...
Bir meydanda toplanır farklı sabahlar Kimi cebinde ekmek, kimi cebinde soru taşır Yan yana gelince çoğalır bütün sesler Sessizlik bile kendine yeni bir ad bulur...
Bazen gökyüzü kurşun gibi ağırlaşır Sokaklar eski bir kederle daralır Yine de bir çocuk, kaldırıma tebeşirle Güneşe benzeyen yuvarlaklar çizer. Renk dediğin, y...
Benden önce geçenlerin izleri var taşlarda Bazılarını tanırım, bazıları rüzgâr kadar uzak Her adımda geçmişin yükünü değil yalnızca Bana bırakılmış ışığı da taş...
Akşam, çatılara yavaşça iner Günün telaşı fincanlarda soğur Uzakta bir tren, karanlığı ikiye böler İçimizde unutulmuş bir kapı aralanır. Her son, hemen ardında...
Sabah, camın üzerinde ince bir iz bıraktı, Geceyi silmeden önce durdu bir an. Sokak, sessizliğini ayakkabılara verdi, Güneş uzak bir odada uyandı. İçimde kapan...
Masaya serdiğim beyaz kâğıtta Hiçbir şehir yerini bilmiyordu. Bir çizgi çektim; deniz sandım, Bir nokta koydum; dönüş yolu oldu. Akşam gelince harita kabardı, ...
Duvarlar bugün gri değil, Beklemenin soluk mavisini taşıyor. Saat, aynı dakikaya eğiliyor, Perdeler dışarıdaki rüzgârı dinliyor. Bir fincanın kenarında kalan s...
Deniz çekildiğinde kıyıda İnce kabuklar ve yarım cümleler kaldı. Her dalga, söyleyemediğim şeyi Başka bir biçimde geri getirdi. Akşamın çizgisi uzarken ufukta,...
Eski odanın anahtarını Pencerenin önünde bıraktım. İçeride kalan gölgeler artık Benden önce uyanmayacak. Yeni odada duvarlar çıplak, Ama ışık kendine yer buluy...
Masanın üzerinde duran eski saat, Kimsenin sormadığı bir soruyu tekrarlar. Dakikalar, ince bir yağmur gibi dağılır, Duvarlarda unutulmuş gölgeler çoğalır. Saba...