Kum Saati
Avuçlarımda incelir zaman, Bir kum tanesi gibi düşer gün. Dün dediğim uzak bir liman, Yarınsa kapısı kapalı bir düşün. Yine de beklerim sabahı, Penceremde solg...
En çok okunan ve ilgi gören şiirleri keşfet. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Avuçlarımda incelir zaman, Bir kum tanesi gibi düşer gün. Dün dediğim uzak bir liman, Yarınsa kapısı kapalı bir düşün. Yine de beklerim sabahı, Penceremde solg...
Bir bahçe düşlerim, kimsenin bilmediği, Duvarlarında yağmur izleri duran. Orada her çiçek, kendi rengini seçtiği, Her kuş, sustuğu yerden yeniden doğan. Ben o ...
Dağın yamacında susar eski taşlar, üstlerinde yağmurun ince yazısı. Bir evin eşiğinde bekler zaman, kırılmış bir kapının gölgesiyle. Uzakta, dumanı tüten bir s...
Gece, kıyıya eğilmiş bir söğüt, suyun karanlığını dinliyordu. Bir yolcu avuçlarında taşıdı uzak köylerin solgun ışıklarını. Sabah gelince nehir kabardı, köprüd...
Rüzgâr, boş meydanda dolaştı, çatılardan düşen gölgeleri topladı. Bir avuç toprakta saklı kaldı adı söylenmemiş nice mevsim. Sonra bir el, duvara küçük bir dal...
Gün, uzak tepelerde solgun bir iz bıraktı, Bahçede ağırlaştı rüzgârın kanadı. Bir kuş, göğe emanet son sesini bıraktı, Gece, taş duvarlara çekildi usulca. Şimd...
Uzak bir bahçede, adını bilmediğim Çiçekler sabahı bekler renk renk. Yolunu kaybetmiş bir ışık gibi derin, Dalların arasında gezinir esinti. Belki de her bahçe...
Bir saat durdu; odada kaldı sesi, Duvarlarda çoğaldı geçmişin gölgesi. Pencereden süzülen solgun gün ışığı, Unutulmuş bir mektup gibi titredi. Zaman, kıyısına ...
Akşam, eski taşların üstüne iner, Sokak lambaları yorgun birer yıldız. Bir pencere kapanır, şehir susar, Duvarlarda kalır konuşulmayan yaz. Uzakta bir tren, ge...
Masanın üstünde bölünmüş ekmek, Yanında bekleyen iki eski tabak. Bir sandalye boş, fakat ev hâlâ sıcak, Perdelerde dolaşır akşamdan kalan ışık. Kimse sormaz ka...
Nehir, gece boyunca taşır sesleri, Köprülerin altında uyur eski zaman. Kıyıda bir çocuk suya bakar, Elinde sabahı bekleyen küçük bir taş. Gökyüzü açılır, kuşla...
Akşam iner, taş duvarlar ısınır, Bir pencere perdeyi usulca kapatır. Günün bütün sesleri çekilir geriye, Sokak, adını unutmadan susar. Bir fincan çay kalır mas...
Mektubun kâğıdında ince bir koku, Sanki yağmurdan sonra açılan bir yol. Adını yazmadın; yine de tanıdım, Bazı sesler imzadan önce gelir. Yıllar, zarfların köşe...
Parkta eski bir bank var, Boyası dökülmüş, tahtası soğuk. Bir zamanlar yan yana oturanların Adını bilmiyor, yüzünü unutmuyor. Sabahları kuşlar konuyor üzerine,...
Taş duvarlara siner akşamın soluğu, Neretva’da ağırlaşır günün son ışığı; Bir pencere açılır, sessizce göğe, Şehir, kalbinde saklar eski bir türkü. Yolcular ge...
Kış erken iner küçük evimizin üstüne, Ocakta sabırla kızarır ekmek; Dışarıda rüzgâr kapıları yoklarken, İçeride bir bakış yeter ısınmaya. Bir annenin ellerinde...
Köprüden geçerken durdum bir an, Aşağıda su, gökyüzünü taşıyordu; Bir kıyıda dünün yorgun sesleri, Öte kıyıda yarının kapısı vardı. Ne bıraktım geride, kim bil...
Taş susar, fakat içinden geçer zaman, Bir gölge bırakır avuçta eski bir yol. Adını bilmediğimiz insanlar gibi Gecenin kıyısında bekler yorgun duvar. Sabah, çat...
Bir yolcu geçti akşamın içinden, Ayaklarında uzak şehirlerin tozu. Kimse sormadı nereye vardığını; Rüzgâr taşıdı geride kalan sözü. Karanlık büyürken eski bir ...
Bir kandil titredi boş odada, Duvarlarda çoğaldı unutulmuş adlar. Her harf, karanlığa açılan küçük bir kapı, Her susuş, içimizde büyüyen bahar. Sabah gelince s...
Gün, perdelerin arasından odaya yavaşça dağılıyor. Masada unutulmuş bir fincan, geceden kalan küçük bir tanıklık gibi. Dışarıda kuşlar, kimseye ait olmayan bir...
Pencerenin önünde bekleyen sandalye, günün gölgesini taşıyor sessizce. Bir ev, içinden geçenleri saklamayı öğreniyor her akşam yeniden. Mutfakta soğuyan suyun ...
Yolun bittiği yerde ince bir rüzgâr başlıyor. Çantamda birkaç eski kelime, cebimde yönünü unutan bir taş var. Kıyıya vardığımda anlıyorum: Bütün şehirler biraz...
Akşam, pencerenin camında ince bir gölge gibi bekledi. Söylenmemiş sözler büyüdü, odanın ışığına değmeden. Bir fincan soğudu masada, uzak bir tren geçti içimde...