Uzak Şehrin Mektubu
Uzak şehirlerden bir haber geldi, Mürekkebi yağmur, kâğıdı gece. Bir kuş kondu eski duvar üstüne, Kanadında taşıdı suskun bir hece. Okudum mektubu ağır ağır, H...
En çok okunan ve ilgi gören şiirleri keşfet. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Uzak şehirlerden bir haber geldi, Mürekkebi yağmur, kâğıdı gece. Bir kuş kondu eski duvar üstüne, Kanadında taşıdı suskun bir hece. Okudum mektubu ağır ağır, H...
Gönül kıyısında ince bir ışık, Sulara değmeden titrer. Dünlerden kalan her kırık, Geceye usulca gider. Bir söz saklarım içimde, Rüzgâr duymasın diye. Belki bah...
Bir yol vardı, haritalara sığmayan, Taşlarında eski adımların sesi. Her dönemeçte başka bir yüz bıraktım, Her yokuşta biraz daha kendim oldum. Şimdi uzakta, ya...
Geceden kalan serinliği topladım, Avuçlarımda titreyen ışığa. Kırık düşleri yeniden adladım, Bir kuş bıraktım uzak bir ağaca. Şimdi her başlangıç biraz bekleme...
Çocukluğum, yokuşun ardında kaldı, Duvarlarında hâlâ güneş kokusu. Bir eski türkü gibi zamanla daldı, Bahçesinde uyuyan taşın uykusu. Döner miyim bilmem o dar ...
Gece, perdeleri ağır ağır kapattı, Pencerede kaldı solgun bir yıldız. Kırılmış düşlerin arasından Sessizce geçti uyku. Sabah olunca gökyüzü açılır, Kuşlar çatı...
Sokak, yağmurdan sonra kendi sesini yeniden buldu. Kaldırım taşlarında küçük gökyüzleri, çocukların avuçlarında parladı. Bir ağacın altında bekleyen zaman ısla...
Ufukta ince bir çizgi belirir, karanlık yavaşça geri çekilir. Çatılarda biriken gece, kuşların sesiyle çözülür. Kimse zaferden söz etmez; gün yalnızca yeniden ...
Sessiz bir avluda akşam ağırlaşır, Duvarlarda eski seslerin izi kalır. Bir taş, avucumda uzak bir çağ taşır, Geçmiş, susarak bugüne bağlanır. Gecenin kıyısında...
Sabah, sisli tepelerin ardından İnce bir ışık bırakır ovaya. Yol uzar; her adımda yeniden Bir umut serilir eski toprağa. Rüzgâr, taş evlerin saçaklarında Çocuk...
Gün, uzak tepelerde solgun bir iz bıraktı, Bahçede ağırlaştı rüzgârın kanadı. Bir kuş, göğe emanet son sesini bıraktı, Gece, taş duvarlara çekildi usulca. Şimd...
Akşam, eski taşların üstüne iner, Sokak lambaları yorgun birer yıldız. Bir pencere kapanır, şehir susar, Duvarlarda kalır konuşulmayan yaz. Uzakta bir tren, ge...
Masanın üstünde bölünmüş ekmek, Yanında bekleyen iki eski tabak. Bir sandalye boş, fakat ev hâlâ sıcak, Perdelerde dolaşır akşamdan kalan ışık. Kimse sormaz ka...
Kalabalık, omuzlarımızda taşınan uzun ve görünmez bir çanta. Her yüz bir istasyon gibi, geleni var, kalanı yok. Bir duvar dibinde durup dinledim: şehir, yağmur...
Gece, ağır bir örtüydü kentte, Sokak lambaları titrek ve yorgun. Bir evin kapısında bekleyen umut, Karanlığa karşı sessizce çoğaldı. Sonra ufukta ince bir çizg...
Bir terazinin iki kefesi vardı meydanda, Biri altınla ağırdı, biri sessiz duayla. Kalabalık değer biçti parlayan taşlara, Hakikat bekledi kimsenin görmediği yan...
Akşam iner, penceremde solgun ışık, Bir eski yol uzar içimde sessiz. Duvarlarda çocukluğumdan kalma sıcaklık, Kapıda bekler gibi durur geçmiş. Yollar değişse d...
Akşam iner taş avlunun üstüne Bir ince duman yükselir dağdan Gurbet diye düşenlerin sesine Yol uzanır sessiz eski çağdan Bir saz susar, kapı bekler yolcuyu Ay ...
Çocukluğum, katlanmış bir harita gibi dolabın en alt gözünde duruyor. Üzerinde adı silinmiş yollar, kimsenin uğramadığı küçük istasyonlar var. Bir gün parmağım...
Akşamın kıyısında sustu eski yollar, Bir ışık bekler hâlâ taş duvarlı evler. Gönlümde büyüyen uzak ufuklar, Sessizliğin içinden yarına ses verir. Ne rüzgâr yor...
Eski duvarlarda zamanın izi, Bir taşın gölgesinde binlerce adım. Geçmiş, suskun görünse de gizli, Bugünün kalbinde sürer yankısı. Her iz bize yeni bir soru bır...
Elimde yönünü yitirmiş bir pusula, Kuzey, içimde büyüyen bir soruydu. Her adım başka bir kapıya çıktı, Her kapının ardında bekleyen bir boşluktu. Sonra rüzgâr ...
Bir odada üç kişi, farklı yönlere bakan üç yüz Masada soğuyan çay ve söylenmemiş bir özür Dışarıda yağmur, çatılara eşit bir ses dağıtıyor Derken biri perdeyi ...
İçimde bir oda var, penceresi sabaha değil, uzak bir düşüncenin kıyısına açılır. Duvarlarda eski sesler asılı, her biri adımı başka söyler; ben, kapının eşiğin...