Sisli Sokağın Sabahı
Sis çökerken taşlara, şehir uyanır ağır, Bir pencerede solgun ışık, bir kapıda eski çağrı. Kaldırımda küçük adımlar, ekmek kokusuna varır, Günün ilk s...
Sis çökerken taşlara, şehir uyanır ağır, Bir pencerede solgun ışık, bir kapıda eski çağrı. Kaldırımda küçük adımlar, ekmek kokusuna varır, Günün ilk s...
Duvarın gölgesinde eski bir saat işler, Her vuruşta unutulmuş bir gün yeniden geçer. Masada sararmış mektup, rafta kapanmış defter, Zaman, suskun eşya...
Nehir, akşam rengini taş kemerlere serer, Köprü altında yorgun bir gün sessizce diner. Bir gezgin cebinde kırık bir düğme taşır, Uzak yolların hatıras...
Küçük bir pencere var, perdeleri mavi, İçeride sıcak bir çorba, dışarıda kışın tavrı. Bir kadın dikiş diker, bir çocuk resim çizer, Ev, yoksul olsa bi...
Şarkılar dinmiş artık, masada birkaç kırıntı, Kandilin yanında bekler unutulmuş bir yankı. Dün gece gülüşlerle dolan eski oda, Şimdi sabrın sesini sak...