Günün Kıyısında
Gün, sessiz bir kapı gibi aralandı, Işık düştü taşların yorgun yüzüne. Dün uzak bir gölgeye dönüştü, Yarın saklandı kendi sözünde. Bir avuç vakit kal...
Gün, sessiz bir kapı gibi aralandı, Işık düştü taşların yorgun yüzüne. Dün uzak bir gölgeye dönüştü, Yarın saklandı kendi sözünde. Bir avuç vakit kal...
Gökte sayısız kandil yanarken, İnsan kendi karanlığını taşır. Bir soru düşer gecenin içine, Cevabı, sorandan daha uzun yaşar. Bilmek bazen uzaklaşmak...
Toprak adımızı bilmeden bekler, Gökyüzü yüzümüzü seçmeden döner. İnsan, iki sonsuzluk arasında Kısa bir nefesle kendini söyler. Bir iz bırakmak ister...
Akşam, duvarlara bakır bir renk sürdü, Uzakta ağırlaştı kuşların sesi. Bir dost sözü, bir parça ekmek, Bölüştü gecenin bütün sessizliğini. Dünya büyü...
Sabah, taş duvarda ince bir çizgi, Geceyi bölmeden uyandırır evi. Bir ömür, göğe açılan pencere gibi, Kısa görünür; yine de taşır güneşi. Ne dünün gö...
Kum iner, kimse duymaz akışını, Bir düşünce geçer içimizden usulca. Saatler kendini anlatmaz insana, Yalnız eksilen yerini gösterir. Öyleyse ağır söz...
Bir ekmek bölündü akşam serinliğinde, Yanına su, biraz tuz, biraz sessizlik. Uzak şehirler beklemez sanıldığı kadar; İnsan, vardığı yerde kendini taşı...
Toprağı döndürdü yaşlı çömlekçi, Parmaklarında eski nehirlerin izi. Her kapta başka bir gökyüzü aradı, Her çatlakta saklı bir sabır gördü. İnsan da b...
Bir soru bıraktım durgun suya, Dalgalar yanıt yerine halkalar çizdi. Akıl, uzak yıldızları sayabilir, Fakat kalbin sessizliğini ölçemez. Bilmek, kapı...
Göğün koyu lacivert terazisinde Bir yıldız tartılır, bir sessizlik iner. İnsan, kendi sorusunun içinde Uzak bir sabahı bekler. Kum saati döner, iz bı...
Akşam, taş duvarlara yumuşakça yaslandı, Bahçede gölgeler uzattı boyunu. Bir kadeh değil, belki bir an saklandı Dünyanın aceleci koynunda. Ne kesin b...