Akşam Bahçesi
Akşam, bahçeye mor bir gölge serdi, Duvarlarda günün son sıcaklığı kaldı. Bir nar çatladı sessizliğin içinde, Kırmızı taneler gibi çoğaldı düşünceler. Uzak bir...
Türkçe şiirleri tarayıcı üzerinden sesli dinle. Sevdiğin şiiri açmadan önce listeden dinlemeye başlayabilirsin. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Akşam, bahçeye mor bir gölge serdi, Duvarlarda günün son sıcaklığı kaldı. Bir nar çatladı sessizliğin içinde, Kırmızı taneler gibi çoğaldı düşünceler. Uzak bir...
Tozlu yol uzandı gün batımına doğru, Develerin gölgeleri tepelerde inceldi. Geride bir çeşme, birkaç serin söğüt, İleride adı bilinmeyen şehirler kaldı. Bir ço...
Gecenin koynundan yükseldi ince bir ışık, Sessiz taşlara değdi göğün serin soluğu. Uzakta bir kuş, unutulmuş düşleri çağırdı, Güneş, toprağın alnına bıraktı ilk...
Rüzgâr geldi uzak ovaların kokusuyla, Eşiğe bıraktı sararmış bir yaprak. Dedi ki: Yollar hâlâ seni hatırlıyor, Dedi ki: Ufukta sönmedi eski bir ışık. Ben sustu...
Tozlu yolun kıyısında serin bir çeşme, Taşına sinmiş nice yolcunun duası. Su akar, gölgeler değişir üzerinde, Her damlada saklıdır dünyanın vedası. Bir seferî ...
Akşam indi, kızıl bir perde gerildi, Çatılarda usulca çoğaldı gölgeler. Bir kandil yandı evin dar penceresinde, Karanlığa karşı toplandı sessiz sevinçler. Uzak...
Eski taşlara dokunur akşamın eli, Ufukta ağırlaşır bakır renkli gök. Bir yolcu, ardında suskun bir şehir, Önünde bilinmeyen, uzun bir yürek. Rüzgâr, uzak bahçe...
Mermer avluda susar çeşmeler, Tahtın çevresinde ağır bir zaman. Bir söz, bin kılıçtan keskin durur, Bir bakış değiştirir bütün cihan. Gece, kandillerle bölünür...
Dağların ardında bir ışık gördü, Adını bilmedi, yönünü seçti. Her adımda biraz eksildi dünya, Kalbindeki ses ise büyüyüp geçti. Bir kuyunun dibinde buldu sabrı...
Ay, eski bir mühür gibi düştü suya, Kıyıda bekledi unutulmuş kayık. Söylenmeyen sözler ağırlaşırken, Kalbin kapısında uyudu ayrılık. Sabah gelince renk değişti...
Dağın ardında uyanır sessizce gün, Çiy, yaprağın dilinde saklar ince bir ün. Bir kuş konar uzak damın saçaklarına, Gece çekilir, aydınlık iner taşlarına. Ey gö...
Bir tas su, bir parça ekmek yeter, Dost eli değince çoğalır değer. Sözler sadeleşir, suskunluk diner, Aynı ateş başında uzaklar biter. Ne altın kalır ne yüksek...
Akşam iner, yol uzar, taşlar soğur, Uzakta küçük bir lamba sabırla doğur. Her adım bir soruyu ardında bırakır, Sessiz yolcunun kalbi kendini arar. Lamba küçükt...
Nar dalında kızıl bir sır büyür, Rüzgâr geçer, yaprakta ince iz sürer. Toprak, yağmurdan öğrendiği sabırla, Her mevsimi saklar derin damarında. Bahçede sessizl...
Bugün içimde uzun zamandır kapalı duran bir pencereyi açtım. Dışarıda dünya değil, önce kendi nefesim vardı. Kendime dönmek bir yere varmak değilmiş; yol boyun...
Bedenim, üzerinde eski yollar bulunan kırılgan bir harita. Bazı çizgiler acıdan, bazıları sabırdan kalmış. Nereye gideceğimi her zaman bilmiyorum; ama her saba...
Bazı evler insanın arkasında kalır, ama pencerelerindeki ışık uzun süre gözlerinde yaşar. Bir dil, bir koku, bir annenin sesi gibi. Ben kendime yeni bir oda ku...
Kimse görmeden toprağın altında çalışan kökler gibi büyüdüm. Dışarıdan aynıydım, içimde ise her gün yeni bir mevsim başladı. Şimdi rüzgâr geldiğinde esnemeyi b...
Kıyıda uyanır taşların serin belleği, uzakta bir tekne, günün ilk çizgisi. Palmiye yaprakları rüzgârla konuşur, kimse çevirmeden açılır sabahın sayfası. Evleri...
Bir ülke çizilir eski bir masanın üstünde, kalem, sınırları sessizce birbirine bağlar. Fakat hiçbir çizgi tutamaz yağmurun yolunu, hiçbir mühür denizin yönünü d...
Eski iskelede paslı bir çan durur, her dalga ona başka bir yıl getirir. Tahtalarda yürüyen gölgelerden anlarız: bazı ayrılıklar dönmez, yalnızca değişir. Deniz...
Yağmur çekilince sokaklar parlar, çatıların ucunda ince bir ışık bekler. Bir pencere açılır; içeriden ekmek kokusu, dışarıdan uzak bir kuşun çağrısı gelir. Ken...
Bir kentin unutulmuş kıyısında sokak lambaları sabaha kadar nöbet tuttu; kimse dönmese de açık kaldı kapılar. Elimde katlanmış bir harita, çizgilerin arasından...
Bir odada eski konuşmalar duruyordu, masanın üzerinde soğumuş bir fincan gibi. Duvarlar, söylenmeyenleri saklamayı zamanla öğrenmişti. Pencereyi açınca içeri r...