Kıyıda Birlikte
Deniz, taşlara aynı soruyu sordu, taşlar her defasında başka cevap verdi. Kıyıda yan yana duran insanlar, bakışlarıyla uzak bir sabahı çağırdı. Kimse diğerinin...
Türkçe şiirleri tarayıcı üzerinden sesli dinle. Sevdiğin şiiri açmadan önce listeden dinlemeye başlayabilirsin. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Deniz, taşlara aynı soruyu sordu, taşlar her defasında başka cevap verdi. Kıyıda yan yana duran insanlar, bakışlarıyla uzak bir sabahı çağırdı. Kimse diğerinin...
Gece, pencerelerde derinleşirken bir çocuk masaya sarı bir kâğıt koydu. Üzerine henüz yaşanmamış günlerin ince çizgilerini çizdi. Sabah olduğunda kâğıt oradayd...
Şehrin adı silinmişti haritadan, yine de yollar birbirini tanıyordu. Bir kapı, kapanırken uzak bir denizi düşündü. Ben sana varmak için değil, mesafeyi anlamak...
Gece, masanın üzerine eğildi; cevap vermek yerine gölgeleri çoğalttı. Bir fincanın içinde bekleyen soğukluk, unutmanın ilk biçimiydi. Sana soramadığım şeyi pen...
Bir taşı avucumda uzun süre tuttum, ısınmadı; yalnızca ağırlığını açıkladı. İçinde bir ses olduğuna inandım, çünkü sessizlik bazen biçim kazanır. Sonra taşı ye...
Balkonda unutulmuş bir sandalye vardı; güneş her gün yerini değiştirdi, sandalye kimseyi beklemediğini böylece öğrendi. Ben mevsimlerin dönmesini bekledim. Oys...
Pencereyi açınca içeri doldu gecenin unuttuğu serinlik; masanın üzerindeki bardak, uzak bir gölü hatırladı. Sokağın ucunda tek bir kuş ışığı yoklayarak öttü. G...
Deniz çekildiğinde kumda ince, parlak bir yol bıraktı. Kimse yürümemişti oradan; yine de bir geçiş vardı. Eğilip elimi suya değdirdim, soğukluk avucumda kaldı....
Öğle ağırlaşınca ağacın altına oturdum; yapraklar konuşmuyordu. Yalnızca ışığı bölüyor, yere hareketli lekeler bırakıyordu. Bir süre hiçbir şey istemedim. Ne g...
Akşam, evlerin kenarına mor bir sessizlik serdi. Bir pencerede yanan lamba, karanlığa karşı çıkmadan parladı. Ben de o ışığı izledim; bütün uzaklıklar kısaldı....
Pencerenin önünde unutulmuş bir fincan vardı İçinde, akşamdan kalma ince bir gölge. Kimse onu kaldırmadı; çünkü bazı şeyler Yerinden alınınca daha çok eksilir. ...
Haritanın kıvrılmış yerinde bir yol vardı, Mürekkebi silinmiş, adı unutulmuş. Oraya gitmek için değil, Dönüşün mümkün olduğunu bilmek için baktım. Akşam olunca...
Bahçedeki saat yıllardır çalışmıyor, Ama güller onun çevresinde açıyor. Zaman durdu sananlar yanılıyor; Sadece görünür yüzünü değiştirdi zaman. Bir çocuk taşla...
Mektubun başına adını yazmadım. Gece, kime ait olduğunu zaten bilirdi. Söylenemeyen cümleleri katlayıp Masanın üzerinde açık bıraktım. Sabah rüzgâr sayfayı çev...
Sabah, mutfak camında ince bir ışık biriktirir kimsenin adını bilmediği. Bardakta unutulmuş su sokağın sessizliğini taşır; gün, küçük bir parıltıyla başlar....
Otobüs gelmeden önce herkes kendi gölgesine bakar; yol, ayakkabılara kadar uzanır. Bir çocuk kaldırımdaki çizgiyi deniz sanıp üzerinden atlar. Şehir, kısa süre...
Koridorda yanan lamba kapıların arasına bölünür. Saat, duvarda ağır ağır döner. Dışarıda yağmur başlar; uyuyan evlerin üstüne sessiz bir dikkat bırakır....
Akşamdan kalan ıslaklık kaldırımın çukurlarında durur. Bir bisiklet geçer, görüntü dağılır. Sonra güneş, taşların arasından küçük bir sıcaklık çıkarır; yürümek...
Akşam, masanın üzerine eğilir, camda solgun bir gökyüzü kalır. Uzakta bir tren, kendi gölgesini taşır; kimse sormaz nereye vardığını. Ben, odanın içinde büyüye...
Deniz çekilir, taşlar görünür; evin duvarında tuzdan bir ışık. Pencereler, içeri girmeyen rüzgârı uzun süre beklemiş gibidir. Bir sandal ipini gevşetir, sonra ...
Sabah, boş bir fincan gibi tezgâhın üzerinde soğur. Sokağın sesleri birbirine karışır; bir kapı kapanır, bir kuş havalanır. Gölge, duvara vurmuş bir düşüncedir...
Bahçenin sonunda eski bir saat çınarların arasında görünmez. Yine de her öğle vakti çimenler kısa bir an durulur. Orada kimse zamanı kurmaz, kimse geçmişi geri...
Akşam, taşların üzerine yavaşça iner; uzakta bir fener, denizin nabzını sayar. Kıyı boyunca yürüyen gölgeler unutulmuş bir günü taşır. Bir martı, karanlığın iç...
Masada açılmış eski bir harita, birbirine değmeyen yollar gösteriyor. Mürekkep solmuş, şehirler küçülmüş; ama yolculuk hâlâ sıcak. Parmağım kuzeye uzanıyor, bi...