Denize Bırakılan Mektup
Adını bilmediğim bir kıyıya denize küçük bir mektup bıraktım. İçinde yalnızca şu cümle vardı: Bizi birbirimize bağlayan şey kaybolmasın. Dalgalar kâğıdı alıp g...
Türkçe şiirleri tarayıcı üzerinden sesli dinle. Sevdiğin şiiri açmadan önce listeden dinlemeye başlayabilirsin. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Adını bilmediğim bir kıyıya denize küçük bir mektup bıraktım. İçinde yalnızca şu cümle vardı: Bizi birbirimize bağlayan şey kaybolmasın. Dalgalar kâğıdı alıp g...
Yağmurdan sonra toprak kızardı, yollar derin bir nefes aldı. Ağaçların altında bekleyen gölgeler sanki uzak bir geçmişi hatırladı. Bir el diğerine uzandı sonra...
Dar odada bir lamba yanıyor, duvarlarda çoğalıyor sarı ışık. Dışarıda şehir susmayı öğrenirken bir kalp hâlâ dünyaya açık. Masanın üstünde ekmek ve su, yanında...
Akşam, tepelerin omzuna sessizce iner, Günün son ışığı taşlarda dinlenir. Bir kuş, görünmeyen yollara kanat açar; ufuk, içimizde kapanmayan bir kapıdır. Ben o ...
Bir çocuğun avucunda sabah büyür, iki çizgi arasında dünya kadar sıcaklık. Kırık bir oyuncak, mavi bir düğme, hepsi bir günün hatırasına dönüşür. Eller küçüktü...
Bahçede kimse yok, yine de yapraklar birbirine eski bir haber fısıldar. Toprağın altında sabırlı bir ışık, görünmeden mevsimleri hazırlar. Ben orada beklemeyi ...
Bir kâğıdı katladım, adını yazmadan, denizin anlayacağı bir dile çevirdim. Dalgalar kıyıya vurdukça uzaklığın sesi biraz daha yumuşadı. Mektup kaybolursa üzülm...
Gün çekildi, pencerelerde solgun bir iz, şehir kendi sesini yavaşça topladı. Bir lambanın altında bekleyen yüz, karanlığa karşı küçük bir ülkeydi. Gece uzasa d...
Akşam, taş duvarlara yaslanır, uzak bir kapının ardında unutulmuş sesler büyür. Ben, adını koyamadığım bir ışıkla aynı gölgede beklerim; gece, içimde yavaşça y...
Kalabalık caddelerden geçerken her yüz, kısa bir pencere gibi açılır; bir anlığına gökyüzü görünür. Sonra trafik, duman ve telaş maviyi yeniden örter. Yine de ...
Duvarın çatlağında ince bir ot, yılların suskunluğunu bölerek kendi yeşil dilini kurar. Kimse sormaz taşın ne gördüğünü; ama sabah güneşi değince her iz, yenid...
Bir yol çizdim masanın üzerine, kalem durduğu yerde iki kıyı birbirine yaklaştı. Gitmek bazen kapıyı açmak değil, içimizde büyüyen mesafeye sessizce bir isim v...
Henüz perdeler kapanmamışken bir kuş, boş sokağın üstünde ince bir çizgi bıraktı. Dün geceden kalan karanlık masanın kenarında durdu; gün, kimseye söz vermeden...
Bir çizgi çektiler denizin üstüne, sonra adına sınır dediler. Oysa balıklar hâlâ aynı sessizliğe yüzüyordu. Bir çocuk avucunda toprak taşıdı, şehirlerin gürült...
Meydan boşaldı, bayraklar yorgun bir rüzgâra bırakıldı. Fakat taşların arasında bir ses, sabaha kadar nöbet tuttu. Kimse onun kimden geldiğini bilmedi; belki b...
Pencerenin kenarında bir fincan soğudu. Dışarıda dünya, ağır adımlarla kendi yarasını taşıdı. Sonra biri perdeyi araladı, karanlık hemen kaybolmadı. Ama odanın...
Yağmur, eski yolları yıkadı, köprüleri ve ayak izlerini. Yine de toprak, kimlerin geçtiğini sakladı. Bir avuç sessizlikte büyüdü geçmişin tohumu. Adı anılmayan...
İstasyonda bekleyenler ceplerinde farklı hayatlar taşıyordu. Kimi dönmek için, kimi ilk kez gitmek için susuyordu. Tren hareket ettiğinde ufuk ikiye bölünmedi....
Akşam, eski bir valizin içinde katlanmış haritalar gibi duruyor; her yol, başka bir eve açılan sessiz bir kapıyı gösteriyor. Bir pencere yanıyor uzakta, kim bi...
Nar çatlıyor masanın üzerinde, kırmızı taneler zamana dağılıyor; her biri, söylenmemiş bir sözün küçük ve parlak yankısı. Kum ağır ağır eksiliyor, ama gece ace...
Deniz, kıyıya isimsiz bir mektup bıraktı, kâğıdı tuz, mürekkebi rüzgârdı; uzak şehirlerin bütün sesleri tek bir dalgada buluştu. Okumayı bilmeyen ellerimle har...
Bir ağacın gövdesinde saklı eski bir evin kokusu var; dallar, farklı gökyüzlerine uzansa da kökler aynı karanlığı paylaşır. İnsan, adını değiştirse bile bazı s...
Bir kadın geceyi omuzlarına aldı, yıldızları ceplerinde sakladı; sabahın henüz doğmadığı yerde kendi adımlarına ışık oldu. Ardında kapanan kapılar vardı, önünd...
Akşam, taş duvarlara yaslanır, uzakta bir tren kendi sesini arar. Pencerelerde çoğalan gölgeler, günün unuttuğu yüzleri taşır. Bir meydan boşalır yavaşça, adım...