Yolcunun Türküsü
Yola çıktım sabah erken, omzumda ince bir heybe, Güneş doğdu taş tepeden, kuşlar kondu kuru dalına. Bir selam bıraktım köye, bir dilek eski çeşmeye, Adım kaldı ...
Türkçe şiirleri tarayıcı üzerinden sesli dinle. Sevdiğin şiiri açmadan önce listeden dinlemeye başlayabilirsin. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Yola çıktım sabah erken, omzumda ince bir heybe, Güneş doğdu taş tepeden, kuşlar kondu kuru dalına. Bir selam bıraktım köye, bir dilek eski çeşmeye, Adım kaldı ...
Gün iner, taş duvarlarda solgun bir iz kalır, Uzakta bir kuş döner, göğün sesi azalır, İnsan kendi içine eğilir yavaş yavaş, Akşam, suskun kalplere eski bir sır...
Karanlık genişlese, yol görünmese bile, Bir kıvılcım yeterdir üşüyen gecelere, Düşen her yaprak gibi geçer ağır zaman, Sabırla bakan gözler alışır uzaklara. Şa...
Gün, eski bir duvarın ardında usulca söner Sessizliğe bırakır kuşların ince sesini Bir pencere önünde bekleyen gölge büyür Akşam, kalbimde açar unutulmuş bir me...
Kapının ardında bekleyen akşamı kimse çağırmadı, yine de geldi. Bir fincanın dibinde unutulan ışık masaya uzun bir gölge serdi. Ben, geç kalmış bir kelime gibi...
Sabah, perdeyi aralamadan önce şehir kendi sesini topladı. Duvarlarda ince bir serinlik, masada yarım bırakılmış bir cümle vardı. Pencereye yaklaşınca gördüm: ...
Bir haritanın kenarında başladık konuşmaya Nehirlerin adını bilmiyorduk henüz Parmağımızla çizdiğimiz ince yolda Evler, ağaçlar ve akşamlar çoğaldı Sonra harit...
Deniz çekilince taşlar konuşmaya başladı Her biri başka bir mevsim taşıyordu Kıyıda unutulmuş küçük bir sandal Rüzgârın dilini sessizce çözüyordu Akşamın rengi...
Duvarların arasında küçük bir gök, günün en geç saatinde görünür. Bir saksıda bekleyen toprak, yağmurun adını önceden bilir. Kapılar açılmaz her zaman, bazen e...
İçimde kimsenin bilmediği bir bahçe var Kapısı paslı, yolu otlarla örtülü Yıllardır yağmurun sesini dinler Bir dalın ucunda kırık bir mevsim Oraya vardığımda s...
Bir cümle bıraktım pencerenin önüne Sabaha kadar kimse dokunmasın diye Ay, ince bir çizgiyle böldü odayı Sessizlik kendine yeni bir ad verdi Sonra uzaklardan b...
Bir sandık açıldı, içinden kış çıktı, Sararmış mektuplar, düğmeler ve sessizlik. Bir köşede unutulmuş küçük bir mendil, Yılların dokunduğu ince bir tanıklık. E...
Düşen yapraklarda sarı bir tarih, Rüzgâr çevirir defterin sayfasını. Her satırda eksilen bir mevsim, Her sessizlikte ömrün yankısı. Yine de uzakta yeşeren bir ...
Gece, sokağın bütün seslerini örterken Bir pencere kaldı karşı evde açık. İçeride kim bilir hangi düş büyür, Hangi yalnızlık kendine bir sandalye çekip oturur. ...
Durgun sular kendini göğe benzetir, Oysa derinlik akışta saklıdır. İnsan, yerinde saydığı her akşam Kendi içinden biraz daha uzaklaşır. Bir ses yükselir taşlar...
Uzak bir kasabada akşam iner, Çatılarda yorgun bir kızıllık kalır. İnsanlar evlerine dönünce sokaklar, Kendi sessizliğini dinlemeye dalar. Bir pencere önünde b...
Kendime vardığım yerde yol bitmedi, Duvar sandığım şey bir kapıymış meğer. İnsanın en uzak ülkesinde bile Bir hakikat bekler, ağır ve değerli. Ne alkış ister k...
Gecenin kıyısında bekleyen şehir, Bir avuç ışıkla yeniden uyanır. Kırılmış taşların arasından bile İnsanın umudu yolunu bulur. Rüzgâr, eski duvarlara dokunur, ...
Akşam, taş duvarlara yavaşça iner, Bir pencere kendine ışık arar. Sokakların sustuğu yerde İçimizde uzun bir yol başlar. Uzakta kalan tepeler kadar sessiz Bir ...
Akşam, taş duvarlara ağır bir sessizlik bırakır Sokak lambaları yorgun birer nöbetçi gibi yanar Bir pencerenin ardında büyür bekleyiş Yolun sonunda görünmeyen ...
Gece uzundur, yol görünmez olabilir Yine de uzakta titreyen bir ışık vardır İnsan, yönünü bazen yalnızca sezgiyle bulur Adımlar çoğaldıkça korku küçülür Karanl...
Akşam, eski bir tabelayı susturur, Uzakta bir tren ağır ağır geçer. Bir yolcu avucunda küçük bir ışık, Gittiği yere kendini de götürür. Kaldırım taşlarında yağ...
Duvarın gölgesinde durmuş saat, Kimsenin duymadığı bir vakti sayar. Masanın üstünde yarım bir mektup, Sessizliğin içinde yavaşça kararır. Sabah olunca perdeler...
Bir bahçe vardı, adını unuttum, Yapraklarında çocukluğum uyurdu. Rüzgâr, kırık bir salıncağı sallardı, Gökyüzü alçak, toprak umutla dururdu. Şimdi hangi yola b...