Bir Avuç Gökyüzü
Çocukluğumdan kalma mavi bir kavanoz var, İçinde yaz günlerinin ince kokusu. Ne zaman daralsa içimde yollar, Kapağını açarım, çoğalır gökyüzü. Bir kuş konar uz...
Platforma son eklenen şiirleri keşfet. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Çocukluğumdan kalma mavi bir kavanoz var, İçinde yaz günlerinin ince kokusu. Ne zaman daralsa içimde yollar, Kapağını açarım, çoğalır gökyüzü. Bir kuş konar uz...
Kalabalık bir nehir gibi akıyordu caddeler, Herkes kendi sessizliğini taşıyordu. Bir simitçinin sesinde sabah uyandı, Bir pencere, yorgun göğe perde açtı. Ben ...
Duvarımda duran saat çalışmıyor artık, Akrep, yelkovan aynı yerde bekliyor. Belki de zaman, yetişemedi kendine, Belki kalbin bir yerinde durup dinleniyor. Ben ...
Gece uzadığında bir ev ışığı gördüm, Uzakta, karanlığın içinde küçük ve sıcak. Kim bilir hangi sofrada bekleniyordu ekmek, Hangi yorgun kalbe açılıyordu kapı. ...
Akşam, eski bir kapı gibi aralandı, İçeri doldu uzak yolların sesi. Bir avuç ışık kaldı avuçlarımda, Gecenin unuttuğu küçük bir hevesi. Kendime döndüm, duvarla...
Bir bahçe vardı, adını unuttum, Yapraklarında çocukluğum uyurdu. Rüzgâr, kırık bir salıncağı sallardı, Gökyüzü alçak, toprak umutla dururdu. Şimdi hangi yola b...
Bir ışık kadar yakın olsun sabah, Penceremde usulca çoğalsın renk. Dün geceden kalan bütün sorular Sessizce çözülsün, ağır ağır, denk. Yorgun kalbim yeniden öğ...
Yollar, ayak izlerini saklamaz, Ama her adımda değişir insan. Bir taşın gölgesinde dinlenirken Uzakta büyür sessizce zaman. Dönüş dediğin, aynı yere varmak değ...
Söyleyemediğim ne varsa bu gece Bir yıldız gibi göğe bıraktım. Kırgınlığın kıyısından çekilip İçimde yeni bir pencere açtım. Sabah geldiğinde belki susarım, Be...
Akşam, duvara yaslanmış eski bir sandalye gibi odanın içinde sessizce yerini aldı. Çayın buharında uzak bir yol göründü, kimse gitmedi; kapı yalnızca aralandı. ...
Sabahı cebimize koyup çıktık, yol boyunca susmayı öğrendik. Bir taşın gölgesinde durdu dünya, biz geçerken zaman yön değiştirdi. Uzakta kalan her şey yakındı a...
Gece uzun sürdü, biliyorum, ama masada unutulmuş bir kibrit vardı. Karanlık, eşyaların adını değiştirdi, ben yine de bardağı yerinden tanıdım. Sonra ince bir ı...
Bu sokak, yağmurdan sonra konuşur; taşlarında eski ayak izleri belirir. Bir pencere kapanır, bir perde kıpırdar, her ev kendi içindeki sesi gizler. Köşedeki ağ...
Gün boyunca uzaklarda dolaşan sesim akşam olunca kapının önünde durdu. Anahtarın metalinde kısa bir parıltı, içeride bekleyen eşyaların sabrı vardı. Bir sandal...
Bir akşam daha indi pencereme, şehir, yorgun bir kuş gibi sustu. İçimde adı konmamış yollar, uzak bir ışığa doğru uzandı. Kimse bilmez hangi sessizlikte büyür ...
Peronda eski bir bavul kaldı, içinde yarım kalmış mektuplar. Trenler geçti, gölgeler uzadı, bir adın çevresinde döndü yıllar. Şimdi raylara düşen yağmur geçmiş...
Duvarlarda eski bir yazın kokusu, masada soğumuş bir çay durur. Pencereden geçen her yabancı yüz, evimizin sessizliğine dokunur. Bir ev bazen dört duvardan faz...
Söylenmemiş sözleri topladım, gecenin avucuna bıraktım. Ay, uzak çatılarda gezinirken kendime biraz daha yaklaştım. Sabah olunca değişir sanmıştım insanın için...
Ayak izlerim kaldı taşlarda, yıllar üstlerinden geçse bile. Her dönüş, başka bir başlangıçtı, her ayrılık kendine açılan bir pencere. Yol, kim olduğumu sormadı...
Cebimde unutulmuş bir bilet, üzerinde silinmiş bir istasyon adı. Akşam, rayların kıyısında beklerken şehir kendine yeni bir yol aradı. Bir çocuk geçti önümden,...
Pencere önündeki saat her sabah aynı kuşu bekledi. Kuş gelmedi; ama güneş, camda sarı bir iz bıraktı. Evde kalan eşyalar sustu, masanın üstünde büyüdü toz. Baz...
Gökyüzüne bırakılan kırmızı uçurtma, mahallenin üstünde ince bir soru. İpini tutan çocuğun ellerinde rüzgâr, dünyanın en eski oyunu. Bir çatıdan diğerine geçer...
Sokak lambaları yanınca şehir kendi haritasını çizdi. Gündüz görünmeyen bir kapı, gecenin içinde yerini bildi. Bir duvarın gölgesinde bekleyen eski ayakkabılar...
Oyuncakçı dükkânında yağmur, camın ardında sessizce çoğaldı. Raflardaki tahta gemiler uzak denizleri hatırladı. Bir tren, rayına sığmayan düşüyle bekledi kapın...