Evin İçindeki Uzaklık
Akşam, duvarlara ince bir gölge bıraktı Masanın üstünde soğuyan iki fincan Pencerede unutulmuş bir gökyüzü İçimde kimsenin bilmediği bir yol vardı. Kapıyı açma...
Platforma son eklenen şiirleri keşfet. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Akşam, duvarlara ince bir gölge bıraktı Masanın üstünde soğuyan iki fincan Pencerede unutulmuş bir gökyüzü İçimde kimsenin bilmediği bir yol vardı. Kapıyı açma...
Deniz çekildi, taşlar göründü Her birinde başka bir günün izi Rüzgâr, kıyıya eğilip usulca Adını bilmediğim şeyler anlattı. Güneş inerken çoğaldı gölgeler Bir ...
Perde aralığından giren aydınlık Kitapların üzerinde gezindi önce Sonra bir yaprağın damarlarında Uykudan kalan düşünceyi uyandırdı. Sokakta erken bir ayak ses...
Cebimde eski bir kâğıt taşıdım Üzerinde yollar, adlar, soluk çizgiler Hiçbirinin vardığı yeri bilmiyordum Ama yürümek için yeterdi işaretler. Akşam bir meydand...
Uzun zamandır sulamadığım bir yer İçimde, sessizce yeşermeyi bekledi Kırık dallar, kurumuş otlar arasında Bir tohum karanlığı dinledi. Sonra yağmur değdi topra...
Pencereye vuran solgun ışıkta şehir, geceyi usulca topluyor. Bir fincan sıcaklığında büyüyor gün, uzakta yeni bir yol beliriyor. Kimse bilmiyor nereye varacağı...
Deniz çekilince taşlarda kaldı akşamdan ödünç alınmış birkaç söz. Dalgalar, unuttuğumuz adları kıyıya bıraktı birer birer. Ben sustum; rüzgâr konuştu sonra, yü...
Aynı göğe bakınca anladık, yalnızlık herkes için aynı değil. Bir el uzandı karanlığın içinden, bir başka el karşılık verdi. Sokaklar yeniden adını buldu, pence...
Duvarın ardında kalmış bahçede bir elma dalı hâlâ yeşeriyor. Çocukluğumun ayak sesleri ıslak toprağın altında bekliyor. Bir taşın üstüne oturup dinledim, yapra...
Gece uzundu, yol sessizdi, şehir geride küçülen bir izdi. Yine de ufkun kıyısında sönmeyen bir ışık görünüyordu. Bazen umut büyük sözler değildir, birinin bekl...
Bir çizgi uzanıyor masanın üstünde, Deniz mi, yol mu, kimse bilmiyor. Pencereyi açınca sabahın sesi Uzak bir istasyondan geliyor. Bir şehir adını saklıyor taşl...
Akşam, duvarın rengini değiştiriyor, Saatler yavaşça susuyor odada. Bir fincanın kenarında bekleyen ışık, Günün son sözünü taşıyor dünyaya. Sokaktan geçen gölg...
Eski bir duvarın ardında Kimsenin sormadığı çiçekler var. Betonun ortasında sessizce büyüyen Yeşil bir ısrar gibi duruyorlar. Çocuk sesleri uzaklaştıkça Bahçe ...
Masanın üzerinde duran saat Kimseye acele etmesini söylemiyor. Akrep ağır bir kapı gibi dönüyor, Zaman kendi evinde bekliyor. Dışarıda yağmur, taşları yıkıyor,...
Bir tren geçti gecenin içinden, Pencerelerinde bölünmüş ışıklar. Kim bilir hangi sabaha gidiyordu, Kim bilir hangi evde kaldı ayrılıklar. Ben bulunduğum yerde ...
Pencerede unutulmuş bir fincan, soğuyan çayın yanında bekler. Sokak, günün son ışığını toplar, kapılar birer birer içeri çekilir. Uzakta bir çocuk güler ansızı...
Tren gelmeden önce istasyon, çantasını yere bırakmış bir yolcu gibiydi. Saatin ince tıkırtısı duyuluyor, rüzgâr tabeladaki harfleri yokluyordu. Bir kadın elind...
Tezgâhlar sökülünce meydan, sebze kokusunu uzun süre taşıdı. Islak taşların üzerinde birkaç yaprak, unutulmuş bir alışveriş listesi kaldı. Esnaf kepengini indi...
Duvara asılı eski haritada nehirler mavi, yollar ince çizgiydi. Bir parmağım kıyıdan içeri yürüdü, hiç gitmediğim şehirlerde durdu. Sonra pencereyi açtım, karş...
Yağmur dindi; kaldırımda bulutların kırık bir resmi durdu. Bir bisikletçi suyu yarıp geçti, ardında titreşen halkalar bıraktı. Ağaçlar ağırlaştı, yapraklar sus...
Deniz, kıyıya bıraktığı köpükle saatlerin sesini değiştiriyor. Bir çocuk kabuğu kulağına götürüyor, uzaklık içinden ince bir yaz geçiyor. Güneş çekilirken taşl...
Pencere önünde büyüyen yeşil dal, her sabah biraz daha dışarı bakıyor. Saksının toprağında saklı bir bahar, evin sessizliğini kökleriyle taşıyor. Ben de perdel...
Masanın üzerinde katlanmış bir kâğıt, üzerinde yarım kalmış üç kelime. Lamba, mürekkebin çevresinde küçük bir ada gibi yanıyor. Sabaha bırakıyorum bütün sorula...
Rüzgâr eski evlerin arasından geçerken kapıları değil, anıları açıyor. Bir avluda unutulmuş sandalye öğleden kalan ışığa yaslanıyor. Uzakta bir tren ağır ağır ...