Kayıp Anahtar
Bir çekmecede kaldı günün sırrı, Paslı bir anahtar, yarım bir yazı. Duvarlar bilir hangi akşamda Bir ev terk eder kendi yalnızlığını. Sabah olunca kapılar çoğaldı, Her biri başka bir yöne açıldı. İns...
Bir çekmecede kaldı günün sırrı, Paslı bir anahtar, yarım bir yazı. Duvarlar bilir hangi akşamda Bir ev terk eder kendi yalnızlığını. Sabah olunca kapılar çoğaldı, Her biri başka bir yöne açıldı. İns...
Peronda rüzgâr, sararmış bir kâğıdı Banktan bankta taşıdı. Mektubun kime yazıldığı bilinmiyordu; Ama herkes bir an durup baktı. Sonra ilk düdük duyuldu uzaktan, Çay bardaklarında ince bir titreşim. K...
Akşam iner, taş duvarlar renk değiştirir, Bir pencere uzakta günün izini taşır. Sokaklar, unutulmuş bir şarkıyı dinletir; Gölge, eski evlerin eşiğinde ağırlaşır. Bir şehrin kalbinde yürür insan yavaş...
Bir saat sesi bölüyor odadaki havayı, Duvarlarda solgun bir günün gölgesi var. Masanın üstünde unutulmuş bir anı, Kapanmamış bir mektup gibi bekler bahar. Dışarıda rüzgâr eski yolları yoklar, Ağaçlar...
Gece, yorgun kanatlarını toplarken, Uzak damlarda ilk aydınlık belirir. Karanlık çekilir ağır ağır evlerden, Bir kuş sesi sessizliği yerinden indirir. Yeni gün, eski sorularla başlar, Yine de pencere...
Gün doğarken sessizce açılır eski yollar, Bir taşın üstünde kalır yürüyenin sesi. Rüzgâr, uzak tepelerden taşıdığı tozlarla Duyurur toprağın derin ve sabırlı nefesi. Bir ülke, hatıralarla büyüyen gen...
Çocukluğumun evi uzakta, Çatısında yağmurdan kalma izler. Kapısını açan rüzgâr bile İçeride bir ses arar, bekler. Ben her gece başka bir yoldan O sokağın kıyısına varırım. Uyandığımda elimde yalnızca...
Duvarın gölgesinde duran saat bir vakti değil, bekleyişi gösterir. Her tik takta başka bir pencere açılır, her pencere içeri biraz yağmur getirir. Gece, masanın üstünde unutulmuş bir mektup, yazılmam...
Bir ev vardı, iki dilin arasında, penceresi akşama, kapısı rüzgâra açılırdı. Duvarlarında eski bir yolun gölgesi, masada unutulmuş bir anahtar dururdu. Kim geldi, kim gitti bilinmezdi, ayak sesleri t...
Bir tren düdüğü bölüyor gecenin ipliğini, Pencerelerde solgun yüzler, ellerde küçük bohçalar. Kimse söylemiyor ardında bıraktığı şehrin adını, Raylar, suskun yolcular gibi kuzeye uzanır. Sabah belki ...
Bir evin duvarında unutulmuş harita, yolları silinmiş, adı kalmamış şehirler. Pencere, akşamı içeri alırken kimse sormuyor: Hangi yoldan döndün? Masanın üstünde soğuyan bir fincan, kenarında bekleyen...
Bir ev düşünürüm, kapısı hâlâ açık, masada soğumaya bırakılmış bir fincan. Duvarlarda kimsenin sormadığı sorular, pencerede akşamın ince tozu. Ben oraya dönmedim; yol, dönenlerden daha çok şey biliyo...
Rüzgâr, sararmış yapraklara okunmayan bir alfabe öğretti. Her harf başka yöne savruldu, her boşluk kendine bir gölge buldu. Ben o defteri akşamüstü kapattım, çünkü hiçbir sayfa tamamlanmıyordu. Yine ...
Geceden masamda bir avuç karanlık kaldı Yanında soğumuş çay ve açık bir defter Uzak evlerin ışıkları tek tek sönerken Kalbim, unutmayı öğrenmeyen bir şehir gibi Sabah yaklaşınca duvarlar aydınlandı P...
Pencereyi açtım, rüzgâr içeri girdi, Masadaki kâğıtları dağıttı birer birer. Her sayfada başka bir yol belirdi, Her yolun ucunda bekleyen bir haber. Dışarıda dünya yeniden kuruluyordu, Çatılarda kuşl...
Bir bahçe kaldı çocukluğumda, Duvarında akşamın sessiz gölgesi. Her yaprak, dönmeye söz vermiş gibi Rüzgârla konuşurdu geceleri. Şimdi başka şehirlerde uyanıyorum, Penceremde tanımadığım kuşlar. İçim...
Uzun yollar taşıdım omuzlarımda Her virajda başka bir gökyüzü açıldı Adımlarım yorulsa da içimde Küçük bir ışık yürümeye devam etti Sonra uzak tepelerin ardından İnce bir sabah yükseldi yavaşça Anlad...
Kuru tepelerin ardında kızıl bir akşam Pencerelerde titrek lambalar yanıyor Bir dervişin nefesi karışıyor rüzgâra Uzakta, suskun bir şehir kendini dinliyor Sokak taşlarında eski ayak izleri Her biri ...
İçimde bir ırmak akar durmadan, Kıyısında eski sorular uyur. Her damlası başka bir göğe varır, Her dönüşünde yeni bir sabah doğur. Ne taş engel olur ne uzak yamaç, Su kendi yolunu sabırla seçer. Gönü...
Ufukta ağır ağır ilerler yorgun kervan, Her devenin yükünde başka bir ömür saklı. Biri umut taşır, biri eski bir pişmanlık, Biri de varacağı yeri bilmeden yol alır. Konaklar değişir, gökyüzü aynı kal...