Bir Başka Sabah
Sabah, masanın üzerinde unutulmuş beyaz bir kâğıt gibi açıldı. Üzerine önce ışık yazıldı, sonra rüzgâr kendi cümlesini ekledi. Ben dışarı çıktığımda sokak boştu, ama gökyüzü kalabalık ve derindi. Her...
Sabah, masanın üzerinde unutulmuş beyaz bir kâğıt gibi açıldı. Üzerine önce ışık yazıldı, sonra rüzgâr kendi cümlesini ekledi. Ben dışarı çıktığımda sokak boştu, ama gökyüzü kalabalık ve derindi. Her...
Bir pencerenin ardında yüzler çoğalır, Her göz, üzerimde başka bir dünya taşır. Kendimi bildiğim kişi olmaktan çıkarıp Sessiz bir görüntüye dönüştürür bakışlar. Ama ben yalnızca görünen değilim, İçim...
Balkonda unutulmuş bir sandalye vardı; güneş her gün yerini değiştirdi, sandalye kimseyi beklemediğini böylece öğrendi. Ben mevsimlerin dönmesini bekledim. Oysa dönen yalnızca ışığın biçimiydi. İçimd...
Bir mektup saklı eski sandıkta, Mürekkebi solmuş, sözü hâlâ diri. Rüzgâr dolaşır kapı aralığında, Bir adın titreşir evin her yeri. Ne tarih sorarım ne de cevap, Bazı vedalar zamansız büyür. Gönül, ke...
Bir harita açılır masanın üstünde, Dağlar, nehirler, eski yollar. Her çizgi başka bir türkünün içinde, Her şehirde bekleyen insanlar. Uzaklık yalnız mesafe değildir, Bazen aynı özlemin başka adı. Gön...
Deniz, kıyıya bıraktığı köpükle saatlerin sesini değiştiriyor. Bir çocuk kabuğu kulağına götürüyor, uzaklık içinden ince bir yaz geçiyor. Güneş çekilirken taşların üstünden, gölgeler çoğalıyor yan ya...
Masanın üzerinde katlanmış bir gökyüzü duruyor Mavi değil artık, yolculuklardan kalma çizgilerle dolu Bir çocuk parmağıyla bulutların yerini değiştiriyor Dışarıda rüzgâr, çatıların arasından geçiyor ...
Toprak adımızı bilmeden bekler, Gökyüzü yüzümüzü seçmeden döner. İnsan, iki sonsuzluk arasında Kısa bir nefesle kendini söyler. Bir iz bırakmak isteriz zamana, Oysa zaman izleri de siler. Yine de iyi...
Bir adım atar insan, karanlık biraz geri çekilir. İçinde saklı duran ses, nihayet kendini duyurur. Yol uzun olabilir, ama beklemek de bir yoldur. Bugün avuçlarına aldığın cesaret, yarın bir başkasına...
Aynı göğe bakınca anladık, yalnızlık herkes için aynı değil. Bir el uzandı karanlığın içinden, bir başka el karşılık verdi. Sokaklar yeniden adını buldu, pencerelerde çoğaldı ışık. İnsan, insana yakl...
Gece bütün sesleri yavaşça kendine çekti Sokaklar sustu, pencerelerde yalnızca solgun yansımalar kaldı Ben karanlığı bir son değil, dinlenen bir dünya sandım Sabah hemen gelmedi; fakat içimde küçük b...
İçimde taş basamaklı bir merdiven var Her basamak başka bir düşünceye açılır Kimi yerde çocukluğum oturur sessizce Kimi yerde yarım kalmış bir soru Yukarı çıktıkça şehir küçülür gözümde Çatılar, yoll...
Gönül bahçesinde bir yol uzanır, Taşında eski günlerin izi vardır. Bir dal eğilir suya bakarken, Her yaprakta başka bir bekleyiş vardır. Ne gelen bellidir ne giden artık, Kapılar rüzgâra emanet kalmı...
İstanbul, sisini omuzlarından indirir, Kıyıda tekneler günle birlikte sallanır. Bir simitçinin sesi geçer sokaktan, Uykulu pencerelerde hayat başlar. Dükkanlar açılır, taşlar ısınır, Her adım başka b...
Penceremde ince bir ışık, Uyandırdı sessiz evi; Dalda sallanan küçük kuş, Güne çağırdı herkesi. Çantam hazır, yolum açık, İçimde sevinçli bir ses; Her yeni gün bir başlangıç, Her adımda başka nefes....
Yanımdaydın, ulaşamadım Uzakta değildin, eksiktin Bir cümlenin içinde durduk İkimiz de başka yere baktık Sonra elin elime değdi Mesafe kendinden utandı Bazı yollar yürünmez Sadece anlaşılır...
Deniz çekilir, taşlar ortaya çıkar Her biri başka bir güne tanıklık eder Kumda unutulmuş ayak izleri Gidenlerin ardından susmayı öğrenir Ben kıyıda kalan küçük bir sesim Dalgaya değmeden çoğalan Bir ...
Eski avluda akşam ağırlaşır, Taş duvar gölgeleri sessizce toplar. Bir kapı kapanır, gün geride kalır, Rüzgâr geçmişten ince bir ses koparır. Yolun kenarında sararmış otlar, Adını bilmediğim mevsimi a...
Bir kitap açtım önümde, Sayfalar kanatlandı; Uzak şehirler, eski yollar, Bir anda bana yaklaştı. Her satır yeni bir pencere, Her sözcük başka bir iz; Okudukça büyür düşler, Bilgiyle aydınlanırız....
Deniz çekilince taşlar konuştu, Her biri başka bir yazdan kalma. Kumda unutulmuş küçük bir düğme, Bir çocuğun gülüşünü saklıyordu hâlâ. Akşam, kıyıya ağır bir gölge bıraktı, Rüzgâr sözcükleri dağıttı...