Şehrin Geç Kalan Sesi
Akşam, bütün tabelaları susturup geçti, Bir otobüs durağında kaldı ayak seslerimiz. Kimse kimseye yetişemedi o gün, Ama herkes bir yere varmış gibi yaptı. Sonr...
Türkçe şiirleri tarayıcı üzerinden sesli dinle. Sevdiğin şiiri açmadan önce listeden dinlemeye başlayabilirsin. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Akşam, bütün tabelaları susturup geçti, Bir otobüs durağında kaldı ayak seslerimiz. Kimse kimseye yetişemedi o gün, Ama herkes bir yere varmış gibi yaptı. Sonr...
Masada bir sandalye eksik bugün, Çay soğuyor, pencere açık kalmış. Duvarın gölgesi uzadıkça Söylenmemiş bir soru büyümüş. Kimse yerinden kalkmadı yine de, Gece...
Gün doğarken sessizce açılır eski yollar, Bir taşın üstünde kalır yürüyenin sesi. Rüzgâr, uzak tepelerden taşıdığı tozlarla Duyurur toprağın derin ve sabırlı ne...
Gece çekilirken penceremde solgun bir renk, Kuşların kanadında yeni bir haber uyanır. Bir avuç ışık bırakır damlara serin gök, Sessiz sokaklarda umut yeniden ca...
Deniz, gece boyunca kıyıya bir şey söyler, Dalgalar sözlerini taşlara bırakıp döner. Bir yolcu, karanlıkta kendi gölgesini dinler; Her uzaklık, kalpte yeni bir ...
Gün, ince bir tül gibi çekildi tepelerden, Suyun yüzünde kırık bir bakır parıltısı. Uzak evler sustu; yalnız rüzgâr geçer derinden, Göğe yükselir gecenin serin ...
Ay, durgun suya eğilmiş solgun bir düşünce, Kıyıda uyuyan sazlar ürperir hafiften. Bir ses geçer geceden, ne yakın ne de önce; Gölge uzar, ışık ayrılır kendi su...
Gün, bakır bir tas gibi eğildi suya, Uzakta ince bir duman kaldı. Bir kuş, sessizliğin içinden geçip Kıyıda unutulmuş göğe daldı. Ben yürüdüm, taşların serin s...
Kar, çatılarda beyaz bir bekleyiş, Sokaklar yorgun bir masal gibi. Duvarda asılı eski saat, Unutulmuş bir günü sayar gibi. Yine de perdeden süzülen aydınlık, K...
Akşam, koridorda ayakkabılarını çıkardı, Odalar birer birer sustu. Mutfakta kalan su sesi, Günün son cümlesini unuttu. Bir kapı aralığında bekledi gölgeler, Ki...
Her sabah aynı pencere açılır, Gökyüzü biraz eksik, biraz uzak. Masada yarım kalmış ekmek, Duvara dayanmış eski bir tarak. Dışarıda şehir acele ederken, İçerid...
Adam, kalabalığın ortasında durdu, Elinde kimseye vermediği bir soru. Trafik ışıkları değişti durmadan, Yüzünde aynı renkte kaldı doğru. Bir meydan büyüdü ayak...
Masada dört sandalye vardı, Üçünde akşam, birinde bekleyiş. Tabaklar konuşmadı bu kez, Çatalın ucunda kaldı söyleyiş. Sonra biri pencereyi açtı, Gece odaya yav...
Göğün koyu lacivert terazisinde Bir yıldız tartılır, bir sessizlik iner. İnsan, kendi sorusunun içinde Uzak bir sabahı bekler. Kum saati döner, iz bırakmadan, ...
Akşam, taş duvarlara yumuşakça yaslandı, Bahçede gölgeler uzattı boyunu. Bir kadeh değil, belki bir an saklandı Dünyanın aceleci koynunda. Ne kesin bir cevap k...
Sokağın köşesinde susar eski taş, Üstünden geçenleri sayar usulca. Kimi başını eğer, kimi bakar sarhoş, Kimi adalet der, döner kendi yoluna. Bir ney sesi yükse...
Salon ışıkları çoğalır birden, Herkes kendi gölgesine selam verir. Sözler cilalı, yüzler özenle güler; Kapı kapanınca sessizlik belirir. Ben bir ezgi bırakırım...
Bir kelime düşer yaşlı bir nineden, Çocukların sesinde yeniden büyür. Geçmiş, uzak bir resim değildir yalnız; Her hecede bugüne yürür. Dilin evi taşla değil, s...
Ayrı yollardan gelen ayak sesleri Bir meydanda buluşur akşamüstü. Kimi elinde kitap, kimi emek, Hepsinde yarına dönük bir yüz. Bir ülke yalnız sınırdan ibaret ...
Sabah, denizin omzuna bıraktı rengini, uzak tekneler küçüldü göğün altında. Bir martı, rüzgârın boş sayfasına tek cümlelik bir sevinç yazdı. Kumda kalan ayak i...
Taşların içinde ağır bir zaman, toprağın altında uykuda tohumlar. Bir şehrin gürültüsünden geçerken uzakta atan kalbi duyar insan. Gece, pencerelere mavi bir s...
Bir kapı aradım uzun gecede, anahtar sandığım şey elimde eridi. Meğer duvar dediğim sessizlikmiş, içimde açılan yolu kimse görmedi. Bir adım attım, gölgem geri...
Bir avuç sabır ektim gönlüme, önce taş çıktı, sonra ince bir filiz. Rüzgâr, kırılmış dalları okşadı; her yara içinde saklıydı biraz deniz. Bana geleni misafir ...
Günün yorgun ışığı çekilirken evlerden, bir fincan çay soğur masanın kenarında. İnsan, en çok sustuğu yerde büyütür sözünü, kalır kendi kalbinin daralan odasınd...