Annemin Sessiz Saati
Saat, duvarda küçük bir kuş gibi durdu, kanatlarını yalnız gece açtı. Annemin elleriyle katlanan gömleklerde sabahın kırışık sesini duydum. Şimdi evde başka bi...
Türkçe şiirleri tarayıcı üzerinden sesli dinle. Sevdiğin şiiri açmadan önce listeden dinlemeye başlayabilirsin. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Saat, duvarda küçük bir kuş gibi durdu, kanatlarını yalnız gece açtı. Annemin elleriyle katlanan gömleklerde sabahın kırışık sesini duydum. Şimdi evde başka bi...
Şehrin içinden geçerken eski duvarların nabzını dinledim, her taş, unutulmuş bir adı saklıyordu. Akşam, denize eğildi usulca; ben elimde kırık bir pusulayla ke...
Omzumda yıllardır taşınan sessiz bir ülke var; sınırlarını yalnızca uykuda geçiyorum. Sabah olunca bütün yollar aynı yere çıkıyor: kalbin, kendini yeniden kurd...
Pencerede solgun bir sabah, masada soğumuş çayın gölgesi. Ev, içinden geçen herkesi sessizce hatırlıyor. Ben kapıyı kapatırken duvarlarda kalan seslere baktım;...
Akşam, eski bir perde gibi iner sokağa, ışıklar birer birer öğrenir susmayı. Bir pencere açık kalır uzakta; kimse dönmese de bekler evler. Kaldırımda unutulmuş...
Masanın üstünde katlanmış bir sabah, kenarlarında yağmurun solgun rengi. Çay soğurken dünya uzaklaşır, perde, rüzgârla kısa bir haber taşır. Bir kalem dokunur ...
Yol boyunca susan taşlar vardı, her biri başka bir zamana yaslanmış. Üzerlerinden geçen gölgeler adlarını söylemeden çoğalmış. Ben avucuma küçük bir taş aldım,...
Bir evin duvarında unutulmuş harita, yolları silinmiş, adı kalmamış şehirler. Pencere, akşamı içeri alırken kimse sormuyor: Hangi yoldan döndün? Masanın üstünd...
Kar, çatılardan ağır ağır çekildi, sokaklarda ince bir su sesi kaldı. Bir çocuk, kırık dalın ucuna mavi bir ip bağladı yeniden. Gün ışığı, taşların arasından g...
Sana bir mektup yazmadım, çünkü bazı sözler kâğıtta daralır. Bir ağacın gölgesine bıraktım onları, rüzgârın okuyabileceği bir saatte. Şimdi her akşam aynı yold...
Sabah, yapraklara küçük işaretler çizer, Bir serçe gökyüzünü katlayıp saklar. Toprağın altında uyuyan eski yollar, Çocuk adımlarını bekler, usulca parlar. Bahç...
Bir kâğıt gemi bıraktım suya, İçinde adını bilmediğim bir dilek. Rüzgâr, kıyıdan kıyıya taşıdı onu, Dalgalar açtı mavi bir defter. Gemi uzaklaşırken küçüldü dü...
Gece, duvara uzun bir merdiven kurdu, Basamakları gümüşten, sessizlikten. Ay, bir basamağı aşağıda bıraktı; Belki dönmek istedi gökyüzünden. Kediler baktı, yıl...
Akşam, eski bir pencereye yaslandı Sokak lambası titrek bir yıldız gibi İçimde yıllardır kapanmayan kapı Rüzgâra değil, kendime açıldı. Bir kadın geçti gölgele...
Sabahın ilk ışığında avlu Çatlamış taşlara usulca değdi Bir zamanlar söylenmiş bütün sözler Toprağın altında yeniden filizlendi. Uzakta bir tren geçti ağır ağı...
Ayna kırılmıştı, yine de gösteriyordu Göğün ince mavisini parçalara bölerek Her parçada başka bir sabah saklıydı Her sabah başka bir başlangıç demekti. Ellerim...
Akşam, eski taşların üstüne eğilir, Sokak lambaları suskun birer nöbetçi. Bir pencere kapanır; içeride kalan dünya Dışarıdaki rüzgârdan habersizdir. Bir çocuğu...
Yağmur, avluda unutulmuş izleri yıkar, Kırık bir sandalye göğe bakar sessizce. Toprağın altında hâlâ sıcak bir tohum, Karanlığın dilini öğrenmektedir. Bir el, ...
Bir tren geçer gecenin kıyısından, Pencerelerinde yüzler, bavullar ve gölgeler. Kimse el sallamaz; herkes kendi içindeki Uzak istasyona doğru bakar. Sonra rüzg...
Bir harita açılır masanın üstünde, nehirler ince birer hatıra gibi parlar. Adını bilmediğim köylerin yanında uzun süre susar elim. Akşam, kâğıdın kıvrımına yer...
Odanın içinde eski bir kış duruyor, perdelerde solgun bir ışık, masanın üzerinde kimsenin tamamlamadığı bir cümle kadar soğuk fincan. Dışarıda ağaçlar yer deği...
Bugün senden söz etmedim, çünkü bazı adlar söylenince kendi gölgelerini büyütür ve duvarlara sığmaz. Pencereyi açtım; şehir nefes aldı. Bir kuş, çatının üzerin...
Akşam, eski bir duvarın gölgesinde ağırlaşır, pencerelerden birer birer çekilir ışık. Sokak, adını bilmediğim bir şarkıyı kaldırım taşlarına fısıldar. Bir saat...
Çantamda katlanmış bir harita, köşelerinde yağmurun solgun izi. Bir çizgi iki yakayı ayırıyor, ama rüzgâr hâlâ aynı ağaçtan geçiyor. Yol boyunca susan istasyon...