Duvarın Ötesi
Taş taş üstüne yükselir görünmez duvar, Sözcükler yaklaşır ama geçemez içeri. Bir yanım suskunluğa alışmak ister, Bir yanım uzak bir çağrıyı dinler. Duvarın öt...
Türkçe şiirleri tarayıcı üzerinden sesli dinle. Sevdiğin şiiri açmadan önce listeden dinlemeye başlayabilirsin. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Taş taş üstüne yükselir görünmez duvar, Sözcükler yaklaşır ama geçemez içeri. Bir yanım suskunluğa alışmak ister, Bir yanım uzak bir çağrıyı dinler. Duvarın öt...
Kalabalıklar geçer, adlar silinir, Sokaklar akşamın kül rengine bürünür. İnsan, kendinden uzaklaştığı her yerde Bir başka yüzün içinde uyanır. Sonra durur, ses...
İçimde sessiz bir kapı var, anahtarı gün ışığında değil. Bir adım atınca duyuyorum, uzak bir benliğin ayak sesini. Duvarlarda eski yüzler beliriyor, her biri b...
Akşam, omzuma düşen gölgeyi sokağın karanlığı sanmıştım. Oysa içimde yıllardır bekleyen adı konmamış bir sesti o. Bir lamba yaktım, kaçmadı; yüzünü saklamadan ...
Bir nehir gördüm uykumda, suyunda kırık yıldızlar vardı. Kıyıda duran çocuk, bana değil, unuttuğum bir zamana bakıyordu. Uyandığımda oda değişmemişti, perdeler...
Kendimi tek bir ad sanmıştım, oysa içimde kalabalık bir gökyüzü vardı. Kimi sesler yağmur gibi ağır, kimileri uzak bir kuş kadar hafifti. Hepsine susmayı değil...
Bir taş bıraktım masanın üstüne, kimse ona anlam vermedi. Ben ise içinde bir dağ, bir bekleyiş, bir başlangıç gördüm. Dünya konuşmadan da işaret eder, kalp baz...
Gece, kapısını sessizce aralar, unutulmuş bir ses geçer içimden. Adını bilmediğim bir korku, uykunun kıyısında bekler. Sabah olunca dağılır gölgeler, ama duvar...
İçimde kilitli bir oda var, penceresi eski bir güne bakar. Çocukluğum, tozlu bir sandalyede söz söylemeden beni dinler. Ne zaman sustuğumu sansam, odadan ince ...
Bir kelime düşer aklımdan, yerine sessiz bir boşluk kalır. Hatırlamak kadar ağırdır bazen neyi sakladığını bilmemek. Gölge, duvar boyunca uzar, gecenin dilinde...
Bir sandalye durur odada, kimse oturmaz, yine de bekler. Söylenmeyen cümleler gelip onun çevresinde toplanır. İnsan kendini anlatırken bazen başka birine dönüş...
Ayna yüzümü bölerek gösterir, her parçada başka bir sabah. Birinde korku, birinde merak, birinde unutulmuş bir çocuk var. Parçaları birleştirmeden de insan ken...
İçimde kıpırdayan görünmez bir yol, Her adımda yeniden kurulur uzak. Bir dilek doğar, gölgelenir hemen, Sükûnet ararken büyür içimdeki sıcak. Pencere önünde su...
Gece, yüzümü değil, niyetimi gösterir, Kırık ışıklar düşer içimdeki cama. Kendimden kaçtığım her kapının ardında Aynı adım bekler beni, aynı susma. Bir düşünce...
Sabahın çiği durmaz yaprakta, Rüzgâr, çiçeklerin adını değiştirir. Her renk birazdan toprağa döner, Her sevinç kendi sonuna yetişir. Yine de bahçe bugün açıktı...
Şehir, camların ardında uğuldar, Binlerce arzu birbirine çarpar. Her ses kendini haklı sanırken Sessizlik, bir köşede sabırla yaşar. Ben masaya bir fincan bıra...
Basamaklar yukarı çıktıkça Aşağıda bıraktıklarım çoğaldı. Bir ad, bir yüz, yarım kalmış söz, Hepsi sessizce taşlara bağlandı. En üstte kapı yoktu, yalnız gökyü...
Gece, taş duvarlara bıraktı gölgesini, Bir soru büyüdü kapanmayan kapıda. İnsan, kendi sesini ararken Yolunu kaybetti aynalarda. Sabah gelmedi; yine de ufuk ay...
Dağın ardında bir rüzgâr dönüyor, Adını bilmediğim uzak bir çağdan. Kuru dallar eğiliyor önünde, Ben doğruluyorum içimdeki korkudan. Yol dar, gökyüzü geniş, He...
Aynada duran yüz benim değil, Gözlerinde dünün tozu var. Bir başka hayatın eşiğinde İsimsiz bir kapı aralar. Kendimi bulmak için değil, Kendimden taşmak için y...
Bir ateş söndü içimde, Külünü rüzgâra teslim etmedi. Unutulmuş sözlerin arasında Yeni bir nabız bekledi. Her yıkıntı bir son değildir, Taşlar da yön gösterebil...
Henüz doğmamış bir sabahı Bugünden sevdim, kimse bilmeden. Gecenin ağır göğsünde İnce bir çizgi büyüdü yeniden. Dünya aynı dünya değildi, Ben ona başka gözlerl...
Gürültü dışarıda çoğalırken bir kapı kapanır içimde; sükûnet, adı konmamış bir ışık gibi yerleşir. Bugünün yükü ağır olsa da onu taşımakla küçülür korku. İnsan...
Gün, perde aralığından sessiz bir görev bırakır masaya. Ne alkış ister ne de tanık; yalnızca yerine getirilmek. Bir fincan su, açık bir pencere, yolda karşılan...