Dönüşten Önce
Yolculuk başlamadan önce Ayakkabılarımı kapının önüne koydum. Her eşya, geride kalacak bir cümleydi. İstasyonda bekleyen tren suskundu Camlarında çoğalan yüzle...
En çok okunan ve ilgi gören şiirleri keşfet. Bu bölümde 2.557 şiir listelenir.
Yolculuk başlamadan önce Ayakkabılarımı kapının önüne koydum. Her eşya, geride kalacak bir cümleydi. İstasyonda bekleyen tren suskundu Camlarında çoğalan yüzle...
Gece, sokağın omzuna konduğunda Tek bir lamba nöbet tutar. Altında buluşur sessiz insanların Söylenmemiş cümleleri, acele adımları. Sabaha kadar değişmez yerin...
Avluda eski bir sandalye durur, Üzerinde kimsenin taşımadığı bir öğle. Duvar dibinde sararan yapraklar, Günün sessizliğine karışır. Sonra bir kapı açılır ansız...
Otobüs, sınır çizgisini fark etmeden geçti. Camda uyuyan yüzler birbirine benziyordu; herkesin cebinde başka bir ülkenin bileti vardı. Şoför radyoyu kapattı, y...
Bir şehrin adını söylemek yetmez, çünkü sokaklar sesimizi tanımaz artık. Eski bir tabela rüzgârla yön değiştirir. Yine de her akşam aynı yöne bakarız. Belki bi...
Duvar saati ilerlemiyor, kimse de onu suçlamıyor. Sandalyeler, gelenlerin ağırlığını sessizce birbirine aktarıyor. Kapı açılınca herkes doğruluyor, sonra yenid...
Denizin ardında bir ada uyur, Akşam, kıyılara bakır bir ışık serer. Bir çocuğun avucunda büyüyen umut, Karanlığın içinden sessizce geçer. Rüzgâr, eski yolları ...
Gece, meydanın taşlarına eğildi, Fenerler yorgun birer yıldızdı. Uzakta bir saat vurdu; kimse konuşmadı, Ama bekleyen kalpler uyanıktı. Şafak henüz görünmeden ...
Gün, taş sokaklara eğilir yavaşça, Pencerelerde solgun bir ışık kalır. Şehir, kendi gölgesini taşırken, Uzak bir tramvay gibi susar. Bir adam geçer, cebinde ak...
Masamda kâğıttan bir şehir kurdum, Sokakları kurşun kalem, evleri sessiz. Her kapıya bir ihtimal astım, Her meydana unutulmuş bir isim. Sabah olunca rüzgâr gel...
Mektubun tarihi kışa ait, Mürekkebinde ağır bir bekleyiş var. Zarfı açınca yıllar döküldü, Masanın üzerinde sessizce durdular. Cevap yazmak için kalem aldım, F...
Pencerenin kıyısında bekler sabah, perdelerden süzülen solgun ışıkla. Bir fincan çay, yarım kalmış düşünce, günün ilk adımını arar masada. Sokak henüz adını sö...
Kalabalık caddelerden geçerken her yüz, kısa bir pencere gibi açılır; bir anlığına gökyüzü görünür. Sonra trafik, duman ve telaş maviyi yeniden örter. Yine de ...
Duvarın çatlağında ince bir ot, yılların suskunluğunu bölerek kendi yeşil dilini kurar. Kimse sormaz taşın ne gördüğünü; ama sabah güneşi değince her iz, yenid...
Bir yol çizdim masanın üzerine, kalem durduğu yerde iki kıyı birbirine yaklaştı. Gitmek bazen kapıyı açmak değil, içimizde büyüyen mesafeye sessizce bir isim v...
Henüz perdeler kapanmamışken bir kuş, boş sokağın üstünde ince bir çizgi bıraktı. Dün geceden kalan karanlık masanın kenarında durdu; gün, kimseye söz vermeden...
Bir söz çıkar ağızdan, sonra odaları dolaşır sessizce. Kimi zaman bir pencere açar, kimi zaman duvar örer geceye. İnsan, söylediği kadar söylemediğiyle de yaşa...
Bir harita buldum eski bir kitabın içinde, nehirler mavi değil, suskun çizgilerdi. Kenarında kimsenin gitmediği bir ülke, kalem ucuyla dünyadan ayrılıyordu. Or...
Sabah perdeyi kaldırdı, oda aydınlandı, ama gece bir köşede kalmayı sürdürdü. Çayın buharında beliren kısa şekiller, unutulmuş bir konuşmayı hatırlattı. Dışarı...
Zamanı bir kaba koymadım bugün, çünkü akışını gördüm pencere camında. Bir yaprak düştü; ardından çocukluğum, aynı sessizlikle avludan geçti. Saatler yalnızca s...
Bu odada aynalar yok, yüzüm duvarlarda çoğalmıyor. Bir sandalye, yarım kalmış bir kitap ve adını unuttuğum bir akşam var. Dışarıda yağmur, içeriye benzeyen inc...
Akşam, taş duvarlara yavaşça iner, Uzak tepelerde solgun bir ışık kalır. İnsan, kendi içinden geçen nehri dinler, Adını koyamadığı bir kapı aralar. Bir yaprak ...
Penceremde sabahın solgun mavisi Dün geceden kalmış bir düş gibi durur Sokaklar uykudan kalkarken ağır ağır İçimde görünmeyen bir gökyüzü kurulur Ne yakın sayı...
Bir çan sesi geçti akşamın içinden Nereden geldiğini kimse bilmiyordu Ses, boş evlerin ve kapalı yolların Üzerinde görünmez halkalar kuruyordu Bir an durdu büt...